Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/4594 E. 2020/8343 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4594
KARAR NO : 2020/8343
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

Adalet Bakanlığının, 02/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 09/04/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 02/12/2014 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, karar verildiği, erteleme kararının 05/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği,
Ancak tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerine aykırı davrandığından bahisle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak 11/10/2017 tarihinde kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/558 esas, 2018/702 sayılı kararıyla “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz yolu gösterilmediğinden usule aykırı olduğu, bu haliyle de kamu davasının açılmasını bu aşamada gerektirecek sebebin olmadığı” gerekçesiyle, “karar verilmesine yer olmadığına” ve “sanık hakkında dava açılmasının ertelenmesi kararındaki usulsüzlüklerin giderilerek yasaya uygun şekilde karar verilmesi ve devamı niteliğinde işlemlerin yapılması için C.Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 18/01/2019 tarihinde kesinleştiği,
Bu karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 23/09/2019 tarihli ve 2019/2216 esas, 2019/5765 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği, ayrıca aynı Mahkemenin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulduğu,
2- Dairemizin ihbarı üzerine kanun yararına bozma yoluna başvurulan bu dosyada ise, önce sanığın 03/08/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 03/09/2014 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararının 12/09/2014 tarihinde müdafiine tebliğ edildiği, itiraz hakkının gösterildiği,
Ancak daha sonra sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden işlediği anlaşılan 28/05/2014 ve 20/08/2014 tarihli suçlarına ilişkin soruşturma dosyalarının da birleştirilerek sanık hakkında tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi amacıyla, daha önce 03/08/2014 tarihli suç bakımından verilmiş olan 03/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kaldırılıp, 28/05/2014, 03/08/2014 ve 20/08/2014 tarihli üç suçu da kapsayacak şekilde 05/05/2015 tarihinde tekrar TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın tebliğ edilmediği,
Ancak sanığın 5 yıllık erteleme süresi zarfında 27/03/2016 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle TCK’nın 191/4. maddesinin (c) bendi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak 12/12/2016 tarihinde kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 11/12/2019 tarihli ve 2019/3998 esas, 2019/7118 karar sayılı ilâmında, “….28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş olup, aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. Maddesi … hükümleri uygulanır.” yönlendirmesi gereği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesi incelendiğinde, ilgili maddenin 2. fıkrasının son cümlesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına, sadece suçtan zarar görenin CMK’nın 173. maddesi hükümlerine göre itiraz edebileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmesi karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, yaşı küçük şüpheliye ve şüpheliye soruşturma aşamasında atanan zorunlu müdafiine tebliğ edilerek itiraz hakkı tanınması gerektiği,…” şeklinde yer alan açıklamalar karşısında,
Somut olayda ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yaşı küçük şüpheli hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 2. fıkrası kapsamında verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın yaşı küçük şüpheliye ve/veya atanan zorunlu müdafiye de kararın tebliğ edilmeyip usulüne uygun olarak kesinleştirilmeden, Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne infaza verildiği, dolayısıyla bahse konu kararın zorunlu müdafiye tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan yaşı küçük şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar sanık hakkında 28/05/2014, 03/08/2014 ve 20/08/2014 tarihli suçlara ilişkin olarak 05/05/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ancak sanığın erteleme süresi zarfında 27/03/2016 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle 12/12/2016 tarihinde kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmışsa da,
Daha önce sanığın 09/04/2014 tarihli suçu bakımından 02/12/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak tedbirin infazı sırasında sanığın yükümlülüklerine aykırı davrandığından bahisle 11/10/2017 tarihinde kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/558 esas, 2018/702 sayılı kararıyla “dava şartı gerçekleşmediği” gerekçesiyle “karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
Her iki dosyadaki suç tarihleri de sanık hakkında verilen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce olduğundan, dava dosyalarının birleştirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşılmış olup, bu hususta da kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen hususta kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 30.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.