Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35829 E. 2020/18242 K. 14.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35829
KARAR NO : 2020/18242
KARAR TARİHİ : 14.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı şirketin dünya çapında 18 ülkede faaliyet gösteren ve yaklaşık 600 çalışanı bulunan bilgi teknolojileri sektörünün önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, davacı işçinin 25/11/2011 tarihinde davalı şirkette Cisco Bölüm Müdürü olarak işe başladığını, sonrasında diğer müşterilerden de sorumlu olarak satış yöneticisi olarak görevini sürdürdüğünü, son brüt ücretinin 6.000,00 USD olduğunu, davacı işçinin bilgi teknolojileri sektöründe son derece deneyimli, yaklaşık 15 yıldır sektörün önde gelen kurumsal şirketlerinde çalışan bir profesyonel olduğunu, davalı şirket bünyesinde de son derece başarılı bir performans ortaya koyduğunu, göstermiş olduğu başarı nedeni ile iş sözleşmesinin devamı sırasında ayrıca bir bonus sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşmenin 01/07/2013 tarihinde imzalandığını ve sözleşme uyarınca davacı işçiye 24.000,00-USD ödeneceğinin, bu bonus bedelinin 30/10/2013, 02/02/2014 ve 30/06/2014 tarihinde üç eşit taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ilk ödemenin gerçekleştirildiğini ancak ikinci ve üçüncü taksitlerin ödenmediğini, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın 02/05/2014 tarihli bildirim ile 05/05/2014 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı tarafından sözleşmeyi ihlal eden bu davranışına hukuki zemin oluşturmak adına davacı işçinin performansının düşük olduğu iddiasını öne sürdüğünü, bonus alacağının performans, hedef tutturma gibi şarta bağlı bir alacak olmadığını iddia ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla bonus alacağı olarak 16.000,00-USD tutarındaki alacağı olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı işçinin davalı şirket nezdinde 25/10/2011 tarihinden 05/05/2014 tarihine kadar istihdam edildiğini, görev almakta olduğu müşterilerden sorumlu satış yöneticiliği pozisyonunun gerek davalı şirketin Türkiye’deki faaliyetlerinin karlılık oranı gerekse ekonomik varlığını devam ettirebilmesi için oldukça önemli bir pozisyon olduğunu, davalı şirketin Türkiye’deki yapılanmasını küçük bir ekip üzerine kurduğunu, çalışanların kilit nitelikteki görevlerine istinaden oldukça dolgun ücretlerle istihdam edildiğini, davacı tarafından da beyan edildiği üzere gerek prim ödemelerinin yapılması gerekse de 6.000,00-USD maaş almasının durumu açıklandığını, fesih bildiriminde de belirtildiği üzere davalı şirketin ekonomik tabloları incelendiğinde davacı işçinin belirtmiş olduğu ekonomik hedeflere hiçbir şekilde ulaşılamadığı ve şirketin zarar ettiğinin görüleceğini, anılan nedenlerle Türkiye’deki faaliyetlerini işletmesel nedenlerle sona erdirmeye karar veren davalı şirketin yöneticilik pozisyonunda görev almakta olan davacı işçinin iş sözleşmesini zararın gidişatını önleyememesi ve belirlemiş olduğu ekonomik hedeflerin yakalanamamış olması nedeniyle feshettiğini, davacı işçiye fesih sonrası işçilik alacaklarının ödendiğini, ayrıca taraflar arasında düzenlenen Ek Protokol ile de daha önce mutabık olunan 300,00-TL yol yardımı ücretinin artırılması talep edilerek ek olarak 3.300,00-TL ödeme yapıldığını, ek protokol ile de anlaştıkları üzere başkaca bir ödemenin yapılmayacağını, davacı işçinin yürüttüğü pozisyon için işe alınmasına rağmen kendisinden beklenen verimi sağlayamaması ve şirketin zararının artarak devam etmesi gibi nedenlerden davalı şirketin Türkiye’deki faaliyetlerini sona erdirme kararı aldığını ve iş sözleşmesinin de işletmesel nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki prim ödemesi sözleşmesi uyarınca işçinin iş sözleşmesinin performans yetersizliği nedeni ile feshedilmesi halinde geçersiz olacağını, dolayısıyla işçinin performansının yetersizliği dolayısıyla iş sözleşmesinin feshedilmesinin taraflar arasında serbest iradeleri ile akdetmiş oldukları prim sözleşmesini de sona erdirdiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının çalışma süresi ile orantılı olarak bonus alacağına hak kazandığını belirterek 2.166,66 USD üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı; ödenmeyen 2 taksit toplamı olan 16.000 USD nin tamamına hak kazandığını iddia etmektedir.
Taraflar arasında yapılan 30.10.2013 tarihli sözleşmenin 01.07.2013-30.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 30.10.2013,28.02.2014, 30.06.2014 tarihlerinde her taksit miktarı 8.000 USD olmak üzere toplam 24.000 USD teşvik primi verileceğini , ilk taksidin ödendiği ancak ikinci ve üçüncü taksidin ödenmediğini iddia ederek toplam 16.000 USD yi talep etmektedir.
Öncelikle ; davacının performans yetersizliği nedeni ile iş akdinin fesih edildiği akabinde İstanbul 10. İş mahkemesinin 2014/493 esas 2015/396 karar sayılı ilamı ile davacının işe iadesine karar verildiği, 4 ay boşta geçen süre ücreti , 4 aylıkta işe başlatmama tazminatına hükmedildiği Yarğıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/25784 esas 2016/16751 karar sayılı ilamı ile kararın onandığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle: taraflar arasında yapılan sözleşme 01.07.2013-30.06.2015 tarihleri arasında geçerli bir sözleşme olup davalı 24 aylık bir süre için 24.000 USD teşvik primini ödemeyi taahhüt etmiştir. 3 taksit halinde ödeme yönünde taraflar arasında uzlaşma sağlanmışsa bu sözleşme 24 aylık süre içinde geçerli olan ve bu süre içinde ödemesi planlanmıştır. Davalı tarafından 30.10.2013 tarihli ilk taksit ödemesi yapılmıştır.
Ancak; davacının işe iade davası açtığı ve kabul edilerek kesinleştiği dosya kapmasından anlaşılmaktadır. Bu nedenle öncelikle davacının süresinde işe başlama talebi olup olmadığı hususu araştırılmalıdır. İşe başlama talebi olması halinde kıdemine 4 aylık süre daha eklenecek olup dosya içerisinde davacının işe başlama talebinde bulunup bulunmadığı, davalının ise işe başlatıp başlatmadığına ilişkin belge yada bilgi bulunmamaktadır. Zira davacının tüm usuli işlemleri yapıp davalı işverenin işe başlatmaması halinde davacının, davalı işyerindeki kıdemi üzerine 4 aylık süre daha eklenecektir.
Ancak ; davacının işe başlamak için müracaatının olmaması halinde yada davalı işverenin işe başlatmaya dair iradesine rağmen davacının işe başlamaması halinde 4 aylık boşta geçen süre artık davacının kıdemine eklenmeyeceğinden davacının fesih tarihi 05.05.2014 tarihi olarak kalacaktır.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının, davalı işyerinde işe başlayıp başlamadığı yada davalı işverenin işe başlatıp başlatmadığı hususunda değerlendirme yaparak 4 aylık boşta geçen sürenin kıdeme eklenip eklenmeyeceği konusunda karar verilerek hizmet süresinin netleştirilmesidir. 4 aylık sürenin eklenmemesi halinde 01.07.2013-05.05.2014 tarihleri arası, eklenmesi halinde ise 01.07.2013 tarihi ile iş akdinin sonlanmış sayılacağı tarih arasında davacının hak kazandığı teşvik priminin kıstelyevm olarak hesaplanması gerekmektedir. Belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.