Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/3761 E. 2020/5806 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3761
KARAR NO : 2020/5806
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

Adalet Bakanlığının, 05/05/2020 tarihli yazısı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında yapılan yargılama sonucunda değişen suç vasfına göre TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 15/09/2015 tarihli ve 2015/206 esas, 2015/179 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanıklar hakkında, 15/11/2014 tarihli olay tutanağına göre içinde bulundukları araçtan ele geçirilen net 189 gr esrarı satmak amacıyla bulundurdukları gerekçesiyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan soruşturma başlatıldığı, ayrıca yapılan kan tahlillerinde esrar kullandıklarının tespit edilmesi üzerine soruşturma evrakı tefrik edilerek “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan da soruşturma yapıldığı,
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda tüm sanıklar hakkında 01/04/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
3- Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonucunda ise sanıklar hakkında 31/03/2015 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucunda Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 15/09/2015 tarihli ve 2015/206 esas, 2015/179 sayılı kararıyla “sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı” gerekçesiyle TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Sanıklar hakkında 15/11/2014 tarihli eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti veya sağlama suçundan Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/5722 sayılı dosyası üzerinden yapılan soruşturma sırasında, şüphelilerin aynı zamanda uyuşturucu maddeyi kullanması nedeniyle soruşturma evrakının uyuşturucu madde ticareti veya sağlama suçu yönünden tefrik edilerek evrakın soruşturma defterinin 2015/1396 numarasına kayıt edildiği,
Kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçu yönünden sanıklar hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2015 tarihli ve 2014/5722 soruşturma, 2015/16 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda, kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçu yönünden sanıklar hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2015 tarihli ve 2014/5722 soruşturma, 2015/16 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına yönelik karar bulunduğu anlaşılmakla, mahkemesince açılan kamu davası hakkında anılan suç uyarınca erteleme kararı bulunduğu gerekçesiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 15/09/2015 tarihli ve 2015/206 esas, 2015/179 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar Mahkemece “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu bakımından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda değişen suç vasfına göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişse de,
Sanıklar hakkında, 15/11/2014 tarihli olay tutanağına göre içinde bulundukları araçtan ele geçirilen net 189 gr esrarı satmak amacıyla bulundurdukları gerekçesiyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan soruşturma başlatıldığı, ayrıca yapılan kan tahlillerinde esrar kullandıklarının tespit edilmesi üzerine soruşturma evrakı tefrik edilerek “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan da soruşturma yapıldığı,
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda tüm sanıklar hakkında 01/04/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu nedenle Mahkemece “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda açılan davanın yargılaması sonucunda, bu suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı kanaatine ulaşılması durumunda beraat kararı verilmesi gerektiği, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulamayacağı, zira sanıkların aynı eylemine ilişkin olarak “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu bakımından ayrı bir soruşturma süreci yürütülerek yasal zorunluluk gereği kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve henüz bu suçtan açılmış bir dava bulunmadığı, anlaşıldığından “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu bakımından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda değişen suç vasfına göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 15/09/2015 tarihli ve 2015/206 esas, 2015/179 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak; sanıkların “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu bakımından BERAATİNE, hükmolunan cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan KALDIRILMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 19.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.