YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2694
KARAR NO : 2020/15340
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.05.2014 tarihli ve 2013/610 Esas, 2014/458 Karar sayılı hükmünün Dairemizin 18.12.2018 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yerel mahkemece verilen 03.10.2019 tarihli ve 2019/11 Esas, 2019/631 Karar sayılı hükmün direnme niteliğinde olmayıp eylemli uyma niteliğinde olduğu kabul edilmiş olup;
Gümrük eşyasının muayene edileceğinin idarece beyan sahibine bildirilmesi halinde bu beyannamenin iptalinin talep edilemeyeceği, eşyanın kontrol türünün bilgisayar sistemi tarafından kırmızı hat olarak belirlenmesi halinde bu eşyanın fiziki muayenesinin zorunlu olduğu, eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirtilmesi halinin beyan sahibine eşyanın fiziki olarak muayene edileceğinin bildirilmesi anlamına geldiği, böyle bir durumda muayene sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, beyannamenin iptalinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel olmayacağı sonucuna varılmaktadır.
… Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti firma ortakları … ve … ile bu firmanın gümrük müşaviri olan sanık …’nun eşyayı Gümrük İdaresine sunmadan otomasyon sistemiyle 09.08.2011 tarihli ihracat beyannamesini düzenledikleri, 09.08.2011 tarihli beyannamenin tescil edilerek bilgisayar sistemi tarafından eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlendiği, dolayısıyla da idarece eşyanın fiziki olarak muayene zorunluluğunun doğmuş olduğu,
Bu muayenenin yapılması için eşyanın sanıklar tarafından Gümrük İdaresine sunulması gerektiği, sanıkların yaptıkları iş gereği bu hususu bilecek durumda oldukları, buna karşılık sanıkların, eşyanın kırmızı hatta düştüğünü bildikleri halde yeniden ihracat beyannamesi sunarak eşyayı sarı hat kriteri üzerinden fiziki muayenesi yapılmaksızın ihraç ettikleri, bu işlemden yaklaşık üç ay sonra ise yasal olarak mümkün olmadığı halde
09/08/2011 tarihli beyannamenin iptali talebinde bulundukları, bu suretle sanıkların, eşyanın fiziki muayenesine engel oldukları,
Bu durumda sanıkların, 09.08.2011 tarihli gümrük beyannamesi ile ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiklerinin kabulü gerekmektedir. Olayda sanıkların beyanname düzenleyerek idareye vermeleri ile beyannamenin tescili atılı suçun icra hareketini oluşturmaktadır. 5607 sayılı Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddenin (18). fıkrasına göre: “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.” hükmü gereğince atılı suçun oluştuğu gözetilerek sanıkların olaydaki fonksiyonlarına göre durumlarının değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken mahkemece bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.