Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/7386 E. 2020/17102 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7386
KARAR NO : 2020/17102
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin suçta kullanılan nakil vasıtası hakkındaki hükme ilişkin olduğu kabul edilerek, anılan hükme hasren yapılan incelemede;
Yakalanan kaçak sigara miktarı dikkate alınarak 5607 sayılı Yasanın 13/1 ve 5237 sayılı TCK’nun 54. maddelerine göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle iade kararının ONANMASINA,
II) Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Suça konu kaçak sigaraların haklarında hükümle birlikte suç duyurusunda bulunulan …, … ve …’ın iştiraki ile gümrük işlemine tabi tutulmadan sınır kapısından sokulduğu anlaşılmakla, öncelikle adı geçen kişiler hakkında kamu davası açılıp açılmadığının tespit edilmesi, kamu davası açılmış olması durumunda sanık hakkındaki davayla birleştirilmesi, kamu davasının açılmaması durumunda ise soruşturma evrakının celbi ile delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 30.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.