YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5782
KARAR NO : 2013/14512
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen maaşının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle yararlandığı sağlık hizmetinden tekrar faydalandırılmasına, kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 10/07/2002 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden boşandığı, yaptığı başvuru sonucunda davalı kurum tarafından davacıya ölüm aylığı bağlandığı, davacının boşandığı eşinin yazılı ihbar üzerine başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 29/11/2010 tarihli kontrol memuru raporunda; davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadığı iddia edilen Karahallı ilçesinde görevli Yeni mahalle muhtarı … ve … Mahallesi muhtarı … ile yapılan görüşmede, davacı ve eski eşinin boşanmalarına rağmen aynı yerleşim yerinde birlikte yaşadıkları, davacının ara sıra Uşak il merkezindeki oğlunun yanına gidip geldiği tespit edilmiş, çevre soruşturmasında, Yeni Mahalle sakinlerinin davacının oğlunun yanından Karahallı’ya geldiğinde, eski eşi ile aynı adreste kaldığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında düzenlenen 26/08/2010 tarihli kolluk tutanağında, davacının,annesi ve çocukları ile birlikte … il … ikamet ettiği, boşandığı eşinin de bu adrese sık sık uğradığı, 5-6 gün kaldıktan sonra, Karahallı İlçesindeki evine döndüğü tespitlerine yer verilmiş, yargılama aşamasında dinlenen tutanak tanıkları … ve … , kontrol memuru huzurundaki ifadeleri tekrar ederek, kontrol memuru geldiği dönemde, davacının, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığını, halihazırda görüşmediklerini beyan etmişlerdir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, denetim sırasında davacı ve eski eşi ile aralarında husumet olduğuna ilişkin iddia bulunmayan tarafsız tanıklar … ve …, davacı ve eski eşinin eylemli olarak birlikte yaşadıklarına dair mahkeme huzurunda da tekrar ettikleri beyanları, çevre soruşturması sonucu elde edilen veriler ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında düzenlenen 26/08/2010 tarihli kolluk tutanağının içeriği birlikte göz önüne alındığında; davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.