YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/533
KARAR NO : 2020/5648
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, harç hususunun re’sen gözetilmesi gerektiği gerekçesi ile yerel mahkemece verilen kararın kısmen kaldırılmasına ve harca ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine, esasa ilişkin istinaf taleplerinin reddine kesin olarak karar verilmiş,verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince, 17.12.2018 tarihli ek kararı ile; kesin karara karşı temyiz talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, verilen karar ve ek karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, 219 ada 6 parsel sayılı, … Vakfı’ndan icareli arsa vasıflı taşınmazın tamamının Şubat 1338 tarih ve 954 muamele numaralı kayda istinaden 05/04/1950 tarihli kadastro tespitiyle … oğlu … adına kayıtlı iken, 01/02/1999 tarih ve 350 yevmiye ile yapılan imar uygulaması sonucunda oluşan 3076 ada 5 parsel sayılı, 67,89 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmazın tamamının … oğlu … adına tescil edildiğini, emniyet tarafından yapılan tahkikatta adı geçen şahsın bulunmadığını, taşınmazın başkası tarafından kullanıldığı tespit edildiğinden … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/612 E – 1998/807 K sayılı ilamı ile kayyım tayin edildiğini, taşınmazın vakıf taşınmazı olduğunu ileri sürerek kayıt malikinin gaipliğine, kayyımla idare süresinin 10 yılı doldurmuş olduğundan dava konusu taşınmazın gaiplik sebebiyle … Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, taşınmaz kaydında vakıf şerhinin olmasının taşınmazın tek başına vakfa döneceği sonucunu doğurmadığını, söz konusu taşınmazdaki vakıf şerhinin araştırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddianın sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, … Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk dairesi 17.10.2018 tarihli ilamı ile, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, davalı kayyım vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, başvurusunun esastan reddi gerektiği sonucuna varılmakla birlikte harç kamu düzenine ilişkin olup HMK’nın 355. maddesi gereği re’sen gözetilmesi gerektiğinden kararın kısmen kaldırılmasına ve harca ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine kesin olarak karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, 17.12.2018 tarihli ek karar ile 17.10.2018 tarihli kararın dava değeri yönünden kesin olduğu gerekçesi ile HMK nın 346/1 maddesi gereğince davalı … defterdarı (kayyım ) vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar … Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi tarafından 17.12.2018 tarihli ek karar ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu 346/1. maddesi gereğince davalının temyiz talebinin, kararın kesin olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de, dava dilekçesinde 19.000 TL değer gösterilmek suretiyle davanın açıldığı, ancak yargılama sırasında yerel mahkemece keşif yapılarak dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmediği, bu nedenle kararın kesin olmadığı anlaşılmakla; 17.10.2018 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA,
Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanunu’ 16. maddesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men’i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.
Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talebolunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunun 32.maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasanın 30. maddesinde ise; “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150 nci maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Hal böyle olunca; taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu 16. madde uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değer esas alınarak temyiz isteğinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Davalı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.