Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/14800 E. 2020/20048 K. 23.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14800
KARAR NO : 2020/20048
KARAR TARİHİ : 23.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Aralarında daha önceden husumet bulunan Kadem, Eğilmez, Nahırcı, Ergül aile mensuplarıyla Karakurt ailesi mensupları arasında suç tarihinde köy meralarının kulanımındanki anlaşmazlıktan kaynaklanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve tarafların birbirlerini karşılıklı olarak adli raporlarda belirtildiği şekilde yaraladıkları olayda; tarafların olayın başlangıcına ilişkin farklı anlatımlarının bulunması ve bu hususta bilgi ve görgüsü olan tarafsız tanığın bulunmaması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.