Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/8727 E. 2020/15599 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8727
KARAR NO : 2020/15599
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık …’nın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından adı geçen sanık hakkında;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26/12/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/12/2013 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2016/17226 Esas sırasında kayıtlı olan Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/206 Esas, 2014/381 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 10/12/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2013 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan incelemede daha önce Dairemizin 21/10/2020 tarihli 2016/17682 Esas, 2020/15101 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/53 Esas, 2014/520 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 15/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2013 olduğu,
Yine UYAP sisteminden yapılan incelemede Dairemizin 2017/14235 Esas sırasında kayıtlı olan Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/2079 Esas, 2015/233 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 23/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 27/09/2013 olduğu,
Yine UYAP sisteminden yapılan incelemede Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen derdest olan mahkemenin 2013/160 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 12/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 19/03/2013 olduğu,
Yine UYAP sisteminden yapılan incelemede İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen derdest olan 2014/297 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 24/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2014 olduğu,
Yine UYAP sisteminden yapılan incelemede daha önce Dairemizin 07.07.2020 tarihli 2017/11627 Esas, 2020/11278 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen ve Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen derdest olan 2020/441 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 26/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/02/2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık …’nın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 03.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.