Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/12201 E. 2020/6677 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12201
KARAR NO : 2020/6677
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2017/737 esas, 2019/218 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/03/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 14/08/2017 tarihinde işlediği iddia olunan “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 23/10/2017 tarihli, 2017/73556 soruşturma, 2017/16000 esas ve 2017/12627 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2- Kanun yararına bozma istemine konu Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2017/737 esas, 2019/218 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07/06/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
3- Dosya içinde bulunan İstanbul 88. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/419 esas, 2014/240 sayılı kararı incelendiğinde; sanığın 16/11/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı, İstanbul 88. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/419 esas, 2014/240 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’ a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, kanun yararına bozma incelemesine konu karar ile bildirimde bulunulması üzerine İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2019 tarihli ve 2019/415 esas, 2019/571 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, bu kararın da 11/11/2019 tarihinde kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2017/737 esas, 2019/218 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan kamu davası üzerine, İstanbul 88. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli kararıyla anılan suçtan mahkûmiyetine, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile eklenen geçici 7/2. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair hükmün 28/11/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 14/08/2017 tarihinde tekrar aynı suçu işlediğinden bahisle hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, benzer bir konuya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07/10/2019 tarihli ve 2019/2219 esas, 2019/6135 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere “6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince TCK’nın 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kararın 25/03/2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen 20/09/2016 tarihli ikinci suçun, 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın “6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince TCK’nın 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kararın 25/03/2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen…. ikinci suçtan dolayı kendisine dava açılmış olan Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesince, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren Bursa 2. Çocuk Mahkemesine birleştirme talepli ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, ikinci suça ilişkin davanın ilk suça ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verilmelidir… ikinci suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunduğu ve bu suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiği tespit edilirse, ilk suça ilişkin hükmün açıklanmasına karar verilmelidir. Bu durumda ikinci suç bakımından 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğundan bu suç sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılacaktır.” şeklinde belirtildiği,
Bu itibarla somut olayda İstanbul 88. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli kararıyla verilen mahkûmiyet hükmü, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 28/11/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen ikinci suçtan dolayı kendisine dava açılmış olan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesince, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren İstanbul 88. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, ikinci suça ilişkin davanın ilk suça ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2017/737 esas, 2019/218 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık … hakkında 14/08/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2017/737 esas, 2019/218 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 16/11/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davası üzerine, İstanbul 88. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile eklenen geçici 7/2. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin hükmün 28/11/2014 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 14/08/2017 tarihinde tekrar aynı suçu işlemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unun 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu kararın kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen 14/08/2017 tarihli ikinci suçtan dolayı dava açılmış olan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesince, 14/08/2017 tarihli suçun, ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiği, ikinci suç bakımından 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğundan bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde sayılması gerektiği anlaşıldığından; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve İstanbul 88. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/419 esas ve 2014/240 sayılı dosyasına bildirimde bulunulmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Antalya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2017/737 esas, 2019/218 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
04/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.