YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12427
KARAR NO : 2020/15756
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kamu davalarının düşürülmesine, beraatlere, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz dilekçeleri içeriklerine göre; sanık …’nin kendisi hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği, katılan …’in ise sanıklar … ve … haklarında verilen beraat, mahkumiyet ve düşme kararlarını temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından, katılanın temyiz talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar … ve … haklarında mağdur …’e yönelik hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen kamu davalarının düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık hakkında hükmün (7) numaralı bölümünde verilen kamu davasının düşürülmesine dair kararların mağduru temyiz dışı … olup, verilen hükümler, sanıkların katılan …’a yönelik eylemlerine ilişkin olmadığından, temyiz eden katılan …’ın zarar gören sıfatı olmadığı ve bu nedenle de temyize hakkı bulunmadığından, katılanın temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3) Sanıklar … ve … haklarında katılan …’e yönelik hakaret suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen beraatlere ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin katılana 29.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, katılanın 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 13.07.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, katılanın kanuni süresinden sonra vaki temyiz talebinin, CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
4) Sanık … hakkında müştekiler … ve …’i kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Olay tarihinden bir gün öncesinde temyiz dışı sanık …’nin trafikte seyir halinde iken servis şoförlüğü yapan … ile aralarında tartışma ve kavga yaşandığı, olay günü ise sanık …’in yanında temyiz dışı sanık …’le gelerek müşteki Ali’nin kullandığı servisi durdurup, müştekiler Ali ve Olcay’ı ellerinde bulunan sopalarla basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladıkları olayda, olay öncesinde sanık …’e yönelik müştekilerden kaynaklanan haksız bir eylem bulunmadığı halde, sanığın TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca verilen temel cezasında, olayda uygulama yeri bulunmayan ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının bilinmediği şeklindeki yanlış gerekçe ile TCK’nin 29. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle sanığa eksik cezalar tayini,
b) Tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarihinde kesinleşmiş, 22.02.2012 tarih ve 2010/1576 Esas – 2012/292 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5-3 cümle gereğince “’5 ay hapis ve 500,00- TL adli para cezasına’ hükmedilerek hapis cezasının ertelendiği ve 1 yıl denetim süresi belirlendiği anlaşılmakla, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunu’nun 63. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 12. maddesindeki ”(1) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereğince, öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorulmak suretiyle tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
5) Sanık … hakkında müşteki …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Müşteki Ekrem’in yaralanmasına ilişkin Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 27.02.2015 tarih ve 1505 sayılı adli rapor içeriğinde; “İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 11.02.2015 tarih ve 1354 sayılı raporunda, hastanın göz altında ekimoz, burunda şekil bozukluğu ve sol parietocarpital bölgede 2 cm çapında şişlik, ekimoz ve nazal krepitasyon mevcut olduğu, çekilen grafiler sonucu nasal kemikte kırık ve deviasyon tespit edildiği” belirtildikten sonra, “müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kırığın yaşam fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu” belirtilmiş ise de, nazal kemikteki deviasyon ve burunda şekil bozukluğu nedeniyle müştekinin yaralanmasının yüzünde sabit iz oluşturup oluşturmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı görüldüğünden, tüm tedavi evrakları, mevcut raporları varsa grafileri ile birlikte müştekinin en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek yüz bölgesinde tespit edilen yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek nitelikte rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
b) Hükme esas alınan Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27.02.2015 tarihli adli raporundaki yaralanmaların niteliği nazara alındığında, sanığın temel cezasının TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca tayini yerine, hükmün gerekçesinde ve ilgili hüküm fıkrasında temel ceza maddesi olarak TCK’nin 86/2. maddesi gösterilerek “4 ay hapis cezası” öngörüldükten sonra, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında yapılan artırım sonrası “1 yıl 6 ay hapis cezası” belirlenip buna bağlı sonrasında yapılan uygulamalar ile yazılı şekilde hüküm tesisi ile çelişkiye neden olunması,
c) Olay tarihinden bir gün öncesinde temyiz dışı sanık …’nin trafikte seyir halinde iken servis şoförlüğü yapan … ile aralarında tartışma ve kavga yaşandığı, olay günü ise sanık …’in yanında temyiz dışı sanık …’le gelerek
müşteki Ali’nin kullandığı servisi durdurup, müştekiler Ali ve Olcay ile Ekrem’i ellerinde bulunan sopalar ile yaraladıkları olayda, olay öncesinde sanık …’e yönelik müştekiden kaynaklanan haksız bir eylem bulunmadığı halde, sanığın cezasında, olayda uygulama yeri bulunmayan ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının bilinmediği şeklindeki yanlış gerekçe ile TCK’nin 29. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
d) Tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarihinde kesinleşmiş, 22.02.2012 tarih ve 2010/1576 Esas – 2012/292 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5-3 cümle gereğince “’5 ay hapis ve 500,00- TL adli para cezasına’ hükmedilerek hapis cezasının ertelendiği ve 1 yıl denetim süresi belirlendiği anlaşılmakla, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunu’nun 63. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 12. maddesindeki ”(1) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereğince, öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorulmak suretiyle tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.