YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3629
KARAR NO : 2020/13755
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 07/10/2006 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15/01/2013 tarihli ve 2011/12134 Esas, 2013/351 Karar sayılı bozma ilamında “Soruşturma aşamasında mali bilirkişi heyetince ve kovuşturma sırasında Sayıştay emekli uzman denetçilerince tanzim edilen 06/10/2009 tarihli raporlarda, sanıkların görev yaptığı dönemde 280.518,18 TL avans açığı olduğu ve bu miktarın …’ın üzerinde görüldüğü tespitine karşın, 08/12/2010 tarihli yine Sayıştay emekli uzman denetçilerinden alınan raporda, avans açığı bulunmadığının belirtilmesi karşısında,
kooperatifin tüm gelir gider defter ve belgeleri ile dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, avans açığının bulunup bulunmadığı, açık var ise paranın kimin üzerinde göründüğü ve katılan vekilinin itirazlarında belirttiği SSK primlerinin, hak edişlerden kesilmekle birlikte kuruma yatırılmayarak kooperatifin zarara uğratıldığı hususlarında önceki raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde rapor alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği”nin belirtildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi sonrasında alınan 20/09/2013 havale tarihli bilirkişi raporunun kanaat ve sonuç kısmında kooperatifin yasal muhasebe kayıtlarının fiilen dosya arasında bulunmadığının tespit edildiği ve incelemenin kooperatifin tüm gelir gider defter belgeleri yerine sadece iki adet klasörden oluşan dava dosyasının esas alınması suretiyle düzenlendiği anlaşıldığından, bozma ilamında belirtilen kooperatifin tüm gelir gider defter ve belgeleri ile dava dosyasının konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek iddia, savunma ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip sanığın uhdesinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 17/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.