Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/13305 E. 2020/7260 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13305
KARAR NO : 2020/7260
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli, 2018/910 esas ve 2019/561 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 20/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 30/05/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 03/10/2017 tarihli ve 2017/57798 soruşturma, 2017/3967 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19. maddeleri uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, gerek görülmesi halinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda başvurulabilecek kanun yolu, süresi ve merciinin gösterilmediği, kararın 24/10/2017 tarihinde sanık müdafiine, 19/10/2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 03/10/2017 tarihinde infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15/10/2018 tarihli yazısı ile 12/10/2018 tarihinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirildiği,
3-Denetimli serbestlik müdürlüğünde infaz işlemleri devam ederken, şüphelinin 09/03/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2018 tarihli, 2018/33605 soruşturma, 2018/17349 esas ve 2018/2656 sayılı iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK’nın 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4-İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/212 esas, 2018/577 sayılı kararı ile; sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanığın bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği anlaşıldığından 6545 sayılı yasanın 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi gereğince davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiği, kararın 02/11/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
5- İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan ihbar üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak, 30/05/2017 ve 09/03/2018 tarihli eylemlere ilişkin her iki soruşturma evrakı birleştirilerek 28/11/2018 tarihli, 2017/57798 soruşturma, 2018/49156 esas ve 2018/2002 sayılı iddianame ile, şüphelinin TCK’nın 191/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İzmir 3. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
6- Kanun yararına bozma istemine konu İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli ve 2018/910 esas, 2019/561 sayılı kararı ile, tebligatların denetim sorumlusu olan suça sürüklenen çocuk adına çıkarılması gerektiği, veli adına çıkarılan uyarı tebligatının usulsüz olduğu, bu nedenle denetime uymamakta ısrar şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın durmasına, karar verildiği, kararın 07/11/2019 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/10/2017 tarihli ve 2017/57798 soruşturma, 2017/3967 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve suça sürüklenen çocuk hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde atılı suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına dair İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli ve 2018/910 esas ve 2019/561 sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılan çağrı yazısının suça sürüklenen çocuğun velisi adına çıkarılmasına rağmen kardeşine tebliğ edildiği, bu sebeple de denetimli serbestlik tedbirinin ihlâli konusunda ısrar şartının gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilmiş ise de; suça sürüklenen çocuk hakkında usulüne uygun olarak denetimli serbestlik tedbirine başlandığı, denetimli serbestlik tedbirinin devamı sırasında da denetimin ihlâli konusunda ısrar şartının gerçekleşmesi nedeniyle değil, erteleme süresi içerisinde 09/03/2018 tarihinde atılı suçu yeniden işlediğinden bahisle hakkında iddianame düzenlendiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesinde yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda mahkemesince yargılamaya devamla esasa ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli ve 2018/910 esas ve 2019/561 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Suça sürüklenen çocuk … hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03/10/2017 tarihli ve 2017/57798 soruşturma, 2017/3967 sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve suça sürüklenen çocuk hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde 09/03/2018 tarihinde atılı suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli ve 2018/910 esas ve 2019/561 sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmemesi nedeniyle üç yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, somut olayda; şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi ve merciinin gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz mercii ve süresi de gösterilerek itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle üç yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamadığı, şüphelinin 09/03/2018 tarihinde işlediği suçun, erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından, şüpheliye, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması için mahkemece kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi yukarıda açıklanan gerekçe ile kanuna uygun olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli ve 2018/910 esas ve 2019/561 sayılı kararına yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin yukarıda açıklanan gerekçeyle REDDİNE; dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
11/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.