YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16837
KARAR NO : 2013/21552
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2012 tarih ve 2009/549-2012/870 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine girişilen icra takibinde, Alanya İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/517 E. sayılı dosyası ile takibin geri bırakılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, takibe konu çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 76.600,00 TL’nin çeklerin vade tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın İİK’nun 33/A maddesi gereğince açıldığını, bir alacak davası olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı aleyhine çeke dayalı olarak girişilen 2003/1235 ve 2003/3924 no’lu icra dosyalarında davalıdan çekleri ciro yoluyla devralan alacaklıların daha sonra alacaklarını davacıya temlik ettiği, 2003/3923 no’lu icra dosyasında alacağın davacı tarafından temlik alındığına dair bir kaydın bulunmadığı, 2003/1234 no’lu takip dosyasına dayanak teşkil eden çeklerin davalı tarafından davacıya ciro edildiği, çeklerin zaman aşımına uğradığı ve bu doğrultuda Alanya İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2008/517 Esas 2009/27 Karar sayılı ilamı ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği, bu kapsamda yürürlükten kaldırılan TTK’nın 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükmüne dayanarak dava açılabilmesi için davacının ciro yoluyla çeki eline geçiren hamil olması gerektiği, lehdar ve keşidecinin bu madde kapsamında dava açmasının mümkün olmadığı, dava konusu çeklerin hamiline yazılı olduğu ve keşideci Nazmi tarafından takip alacaklılarına verildiği, bu durumda aslında takip alacaklılarının çeklerin lehdarı oldukları, lehdar olan alacaklıların zamanaşımı sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açmalarının mümkün olmadığı, sadece çeklerin yazılı delil başlangıcı olduğu iddiasına dayanılarak temel ilişkiyi kanıtlanmak suretiyle alacak davası açabilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 2003/3923 E. ve 2003/3924 E. sayılı icra dosyalarından alınan 18.03.2004 tarihli aciz vesikalarının, anılan dosyaların birleştiği Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/1234 E. sayılı icra dosyasında, üstelik de davacı vekilinin 18.01.2007 tarihli talebi üzerine ve icra müdürlüğünün 22.01.2007 tarihli kararıyla iptal edilmiş olmasına, bu durumda davacı vekilince anılan aciz vesikaları halen geçerliymiş gibi İİK.’nun 143/6. maddesi uyarınca, aciz vesikalarına bağlı alacağın zamanaşımına uğramayacağının ileri sürülmesinin iyi niyet kurallarına uygun bulunmamasına ve mahkemece davacının İİK.’nun 33/a maddesine dayalı talebinin reddedilmesinde bir isabetsizliğin olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, anılan talebin yanında, başkaca bir açıklama yapılmadan, “sebepsiz zenginleşmeye” de dayanılmıştır. Daha sonra bu sebep, “davalının Alanpet Koll. Şti.’ndeki hisselerinin (75.000) TL. karşılığında davacıya ve arkadaşlarına devri konusunda anlaşıldığı, paranın davalıya nakit olarak ödendiği, şirketin diğer ortağının devri kabul etmemesi nedeniyle davalının hisse devrini gerçekleştiremediği, ancak aldığı parayı da iade edemediği, karşılığında Koll. Şti.’nin keşidecisi olduğu çekleri ciro ederek davacıya ve arkadaşlarına verdiği, dava konusu icra takiplerine konu çeklerin bu çekler olduğu, yapılan hacizler sırasında davalının dava konusu borçlarını da kabul ettiği” şeklinde açıklanmıştır.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, alacaklılarının üçüncü kişiler olduğu 2003/1235 E., 2003/3923 E. ve 2003/3924 E. sayılı takip dosyalarının, alacaklısının davacı olduğu Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/1234 E. sayılı icra dosyası ile birleştirildiği, diğer dosyalarda da alacaklıların alacaklarını davacıya temlik ettikleri (her ne kadar mahkemece karar gerekçesinde 2003/3923 E. sayılı dosyada alacağın davacıya temlik edildiğine dair bir kaydın bulunmadığı bildirilmişse de, anılan dosyada da alacaklı … tarafından takip konusu alacak, 19.08.2004 tarihli noterden düzenlenen temlikname ile davacıya temlik edilmiştir), bu icra dosyalarında takiplerin dayanağı olan çeklerin tamamının dava dışı Koll. Şti. tarafından hamiline yazılı olarak keşide edildiği (yine mahkemenin çeklerin keşidecisinin davalı … veya dava dışı …olduğuna dair gerekçesi de doğru değildir) ve Nazmi tarafından arkasının ciro edilerek davacı dahil diğer takip alacaklılarına verildiği anlaşılmaktadır.
Bu tespitlere göre dava konusu çeklerin keşidecisi davalı olmadığından, davacının 6762 sayılı TTK.’nun 644. maddesine dayanarak sebepsiz zenginleşme davası açabilmesi mümkün değildir. Zira, anılan maddede düzenlenmiş bulunan sebepsiz zenginleşme davası kambiyo hukukuna dayalı bir dava çeşididir. Çeke dayalı müracaat hakkını yitirmiş olan hamilin önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanarak bir tahsil davası açacak ya da TTK.’nun 730/14. bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvuracaktır.
O halde somut uyuşmazlıkta davacı, davalı tarafından kendisine ciro edilen Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/1234 E. sayılı icra takip dosyasındaki çekler yönünden, davalı ile kendisi arasındaki temel borç ilişkisine, bu dosya ile birleşen diğer icra takiplerindeki çeklerde ise alacağın temliki hükümlerine göre, davalı ile davalının ciro ettiği kişiler arasındaki temel borç ilişkisine dayanarak davalıdan alacak talebinde bulunabilecektir. Burada takip konusu çekler yazılı delil başlangıcı teşkil edeceğinden, mahkemece tanık dinlenmesi de mümkün olabilecektir.
Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmalığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.