YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/24109
KARAR NO : 2020/18743
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
Kasten basit yaralama suçundan …ve …oğlu 1965 doğumlu sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 52. maddeleri uyarınca 360,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2007 tarihli ve 2006/321 Esas, 2007/212 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 31.08.2020 tarihli ve 2020/401 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2020 tarihli ve 2020/96878 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2007 tarihli kararı ile sanık … (1975 doğumlu) gerçek kimlik bilgilerinin hatalı şekilde … (1965 doğumlu) kimlik bilgileri ile iddianame tanzim edilmesi neticesinde mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesindeki; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme gereğince, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebileceği, her ne kadar sanık hakkında müştekilere yönelik kasten yaralama suçundan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.04.2006 tarihli ve 2005/10210 soruşturma, 2006/917 esas, 2006/413 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın kimlik bilgilerinin iddianameye hatalı yazılması nedeniyle yapılan yargılama sonucunda sanığa yönelik hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; 30.11.2005 tarihli kolluk tahkikat evrakına konu olan olaya karıştığı iddia edilenler arasında …ve Hatice oğlu 1975 doğumlu … isimli şahıs olduğu, kollukta anılan şahsın şüpheli olarak ifadesinin de alınması suretiyle hazırlanan tahkikat evrakının Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca Nüfus Müdürlüğünden diğer şüpheliler ile birlikte bu şahsın da nüfus kaydının istendiği, nüfustan aynı isimde başka bir kişi olan …ve … oğlu 1965 doğumlu …’a ait kaydın gönderildiği, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2006 tarihli, 2005/10210 soruşturma, 2006/917 esas, 2006/413 karar sayılı iddianame ile önce …ve … oğlu 1975 doğumlu … hakkında kamu davası açıldığı, düzenlenen iddianamenin mahkemesince …’ın kimlik bilgilerinin nüfus kaydına göre düzenlenmemiş olduğundan bahisle iade edilmesi üzerine ise aynı iddianame üzerindeki nüfus bilgilerinin üzeri çizilerek yerine …ve … oğlu 31.5.1965 doğumlu yazıldığı anlaşılmıştır. Kolluk tahkikat evrakına konu olaya karışan …’ın …ve … oğlu 1975 doğumlu olduğu halde olayla irtibatı kurulamayan aynı isimde başka bir kişi hakkında dava açılıp yargılama yapılarak bu kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; …ve … oğlu 1965 doğumlu sanık … hakkındaki Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2007 tarihli ve 2006/321 Esas, 2007/212 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.