Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/13303 E. 2020/7258 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13303
KARAR NO : 2020/7258
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Düzce 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli, 2019/543 esas ve 2020/32 sayılı kararının Kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 20/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Şüpheli … hakkında, 13/10/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2016 tarihli ve 2016/13039 soruşturma, 2016/303 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, kesin olarak karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNIS adresine tebliğe çıkarıldığı, 26/12/2016 tarihinde şüpheliye bizzat tebliğ edildiği, kararın 04/01/2017 tarihinde infazı için Düzce Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2-Düzce Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08/01/2017 tarihli ve 2017/26 DS sayılı çağrı yazısının tebliğe çıkarıldığı, iade edildiği, şüphelinin 09/01/2017 tarihinde müdürlüğe başvurduğu, aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede 6 oturumluk bağımlılık programına alındığı, hastanenin 01/03/2017 tarihli raporunda tedavi gereklerine uygun davranmaması nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 10/03/2017 tarihli uyarı yazısının 15/03/2017 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, 15/03/2017 tarihinde yeniden hastaneye sevk edildiği, hastanenin 14/04/2017 tarihli raporunda tedavi gereklerine uygun davranmaması nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine de İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 20/04/2017 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 02/05/2017 tarihinde Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3-Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak 27/10/2017 tarihli, 2016/13039 soruşturma, 207/2553 esas ve 2017/1718 sayılı iddianame ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4-Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/822 esas, 2018/58 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen kararın 27/02/2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
5-Sanığın denetim süresi içerisinde 26/03/2019 tarihinde işlediği “alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma” suçundan Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 tarihli 2019/572 esas, 2019/346 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 179/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, kararın 25/10/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
6-İhbar üzerine, Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin Kanun yararına bozma istemine konu 23/01/2020 tarihli ve 2019/543 esas, 2020/32 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen kararın 06/02/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/12/2016 tarihli ve 2016/13039 soruşturma, 2016/303 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığı gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/822 esas, 2018/58 sayılı kararının 27/02/2018 tarihinde kesinleşmesini müteâkip, sanığın denetim süresi içerisinde 26/03/2019 tarihinde işlenen kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2019/543 esas, 2020/32 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/12/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye 26/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, anılan kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2019/543 esas, 2020/32 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İncelenen dosyada; şüpheli hakkında 13/10/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2016 tarihli kararı ile beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına kesin olarak karar verildiği, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığı gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/822 esas, 2018/58 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 26/03/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan cezalandırılmasına karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK’ nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/12/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye 26/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, anılan kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla, bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için, şüpheliye “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğinden mahkemece kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; 5271 sayılı Kanun’un 223/8-2. cümlesi uyarınca şartın gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve şüpheliye “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve infazının sonucunun beklenilmesi için Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2019/543 esas, 2020/32 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
11/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.