Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22967 E. 2020/15287 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22967
KARAR NO : 2020/15287
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de ihbara konu Aydın 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2013/902 Esas – 2014/1008 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 144/1-b maddesinde düzenlenen hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan bu suçun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu suça ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 142/1-b maddesi uyarınca hırsızlık ve TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca kasten yaralama suçlarından kamu davaları açıldığı, kasten yaralama suçunun suç tarihinde uzlaşmaya tabi olmayan hırsızlık suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olmadığı, sanığın hırsızlık suçundan beraat ettiği ve kesinleştiği, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine
konu edilen kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
3) Her ne kadar mahkemece sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasına nazaran katılanın da sanığa vurduğu ileri sürüldüğünden bu husus sanık lehine tahrik sebebi sayılarak indirim yapılmış ise de dosya kapsamına göre, katılanın suç tarihinde sanığı işten çıkarması nedeniyle sanığın katılanı darp ederek doktor raporunda belirtilen şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, sanığın kollukta alınan ifadesinde suçlamayı kabul etmediği, mahkemede alınan savunmasında ise katılanla karşılıklı olarak birbirlerine vurduklarını beyan ettiği, olayın akabinde sanık ile buluşan arkadaşı tanık …’ın, sanıkta yaralanma olduğuna dair bir beyanının ve sanığın doktor raporunun bulunmadığı, kaldı ki katılanın da sanığa vurduğu kabul edilse dahi ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı gözetilmeden, oluşa uygun olmayan gerekçeyle TCK’nin 29. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza verilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.