YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4025
KARAR NO : 2020/6414
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
Adalet Bakanlığının, 25/03/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine ilişkin Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2014 tarihli ve 2013/241 esas, 2014/160 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık … ve aynı dosya kapsamındaki diğer sanıklar Yaşar Bilgi ve İskender Koçakel hakkında, 17/12/2010 tarihinde işledikleri iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan yargılama sonucunda, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2011 tarihli ve 2010/489 esas, 2011/104 sayılı kararıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden TCK’nın 188/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 80 Türk lirası adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden ise TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmalarına karar verildiği,
2- Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden verilen mahkûmiyet hükümlerinin sanıklar Erkan ve İskender yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06/11/2012 tarihli ve 2012/3424 esas, 2012/16157 karar sayılı ilamıyla onama kararı verildiği,
3- Daha sonra sanıklar …, Yaşar Bilgi ve İskender Koçakel’in kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden uygulanmasına karar verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine aykırı davrandıklarının bildirilmesi üzerine bu suç yönünden yargılamaya devam edildiği ve Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2014 tarihli ve 2013/241 esas, 2014/160 sayılı kararıyla sanıkların kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden mahkûmiyetlerine karar verildiği,
4- Bu hükmün de sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11/02/2019 tarihli ve 2017/1773 esas, 2019/832 karar sayılı ilamıyla “A) Sanık … hakkındaki hükmün temyiz edilmesinden sonra, sanığın temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeniyle, bu sanık yönünden hükmün incelenmesine yer olmadığına, B) Sanıklar Yaşar ve İskender hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ayrı ayrı dava açıldığı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2011 tarih 2010/489 esas ve 2011/104 karar sayılı ilamıyla sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği ve Dairemizin 06/11/2012 tarih, 2012/3424 esas ve 2012/16157 karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanarak kesinleştiği, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemek ve bu suçun cezasından kurtulmak için, uyuşturucu madde kullandıklarını söylemeleri ve uyuşturucu madde kullandıklarının teknik yöntemlerle de saptanmaması karşısında, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin bozulmasına” karar verildiği,
5- Sanık … hakkında temyizden vazgeçme nedeniyle kesinleşen hükmün infazı aşamasında, Cumhuriyet savcısının CMK’nın 306. maddesi uyarınca sanık …’ın da bozmadan yararlandırılmasını talep ettiği,
6- Ancak, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2019 tarihli ve 2013/241 esas, 2014/160 sayılı ek kararıyla “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek ve bulundurmak suçunun birlikte işlenen suçlardan olmadığı, münferit suç olduğu, 5271 Sayılı CMK.nun 306/1.maddesinin somut olayda sanık … lehine uygulanmasının mümkün bulunmadığı” gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği,
7- Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz edildiği, ancak Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarihli ve 2019/208 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
8- Dairemizin 11/02/2019 tarihli bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonucunda Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2019 tarihli ve 2019/57 esas, 2019/355 sayılı kararıyla sanıklar Yaşar ve İskender’in kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraatlerine karar verildiği, hükümlerin yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın diğer sanıklar ile birlikte seyahat ettikleri araç içerisinde kolluk görevlilerince yapılan arama neticesinde ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda, tüm sanıklar hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan bahse konu mahkumiyet hükmünün diğer sanıklar Yaşar Bilgi ve İskender Koçakel tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11/02/2019 tarihli ve 2017/1773 esas, 2019/832 karar sayılı ilamında yer alan “Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ayrı ayrı dava açıldığı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2011 tarih 2010/489 esas ve 2011/104 karar sayılı ilamıyla sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği ve Dairemizin 06/11/2012 tarih, 2012/3424 esas ve 2012/16157 karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanarak kesinleştiği, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemek ve bu suçun cezasından kurtulmak için, uyuşturucu madde kullandıklarını söylemeleri ve uyuşturucu madde kullandıklarının teknik yöntemlerle de saptanmaması karşısında, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin bozulmasına,” şeklindeki açıklamalar ile anılan iki sanık yönünden söz konusu mahkumiyet hükmünün bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda anılan iki sanığın atılı suçtan beraatlerine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’ın da anılan Yargıtay ilamında belirtildiği üzere, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemek ve bu suçun cezasından kurtulmak için, uyuşturucu madde kullandığını söylemesi ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanmadığının anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2014 tarihli ve 2013/241 esas, 2014/160 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık … ile aynı durumda olan diğer sanıklar Yaşar Bilgi ve İskender Koçakel hakkındaki Dairemizin 11/02/2019 tarihli ve 2017/1773 esas, 2019/832 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi, sanık … hakkında diğer sanıklarla birlikte “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçlarından dava açıldığı, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2011 tarihli ve 2010/489 esas, 2011/104 karar sayılı ilamıyla verilen mahkûmiyet hükmünün Dairemizin 06/11/2012 tarihli ve 2012/3424 esas, 2012/16157 karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemek ve bu suçun cezasından kurtulmak için, uyuşturucu madde kullandığını söylemesi ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanmaması karşısında, “kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak” suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı olup, bu husus Mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğundan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlerle, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine ilişkin Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2014 tarihli ve 2013/241 esas, 2014/160 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın BERAATİNE, hükmolunan cezanın infaz edilmemesine ve bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.