Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/12486 E. 2020/6682 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12486
KARAR NO : 2020/6682
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesince 02/07/2014 tarihinde verilen 2010/612 esas ve 2010/194 sayılı kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 19/03/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık hakkında Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2010 tarihli, 2010/18054 soruşturma, 2010/13109 esas ve 2010/9367 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02/11/2010 tarihli, 2010/612 esas ve 2010/194 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 03/12/2010 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
2- İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 05/06/2014 tarihli ve 2010/2765 DS sayılı yazısında, sanığın yükümlülüklerini yerine getirdiği, kaydın infazen kapatıldığının bildirildiği,
3- Kanun yararına bozma istemine konu İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02/07/2014 tarihli ve 2010/612 esas, 2010/194 sayılı ek kararı ile; sanığın denetimli serbestlik kararına uyduğu gerekçesiyle TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiği, kararın 04/09/2014 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında,
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02/11/2010 tarihli ve 2010/612 esas, 2010/194 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğunun anlaşılması sebebiyle açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02/07/2014 tarihli ve 2010/612 esas, 2010/194 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
1- Sanık hakkında verilen 02/07/2014 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince cezaya hükmedildikten sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine karar verilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hali mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin Mahkemesinin 02/07/2014 tarihli ve 2010/612 esas, 2010/194 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi ve Karar :
Sanık …’ın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2010 tarihli ve 2010/612 esas, 2010/194 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın infazını takiben İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02/07/2014 tarihli ve 2010/612 esas, 2010/194 sayılı ek kararı ile, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına gore;
1- Sanık hakkında verilen 02/07/2014 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191.maddesinde yapılan değişiklikler karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince hapis cezasıyla birlikte aynı kanunun 191/2.maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 02/07/2014 tarihli ve 2010/612 esas, 2010/194 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
04/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.