Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/13895 E. 2020/16944 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/13895
KARAR NO : 2020/16944
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, erteleme

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müşteki EPDK vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen EPDK’nun davaya katılma ve hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, katılan EPDK vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi Gümrük İdaresi’nin suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek sanıklar … ile …’in ve şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyizlerine yönelik yapılan incelemede;
1-Suçtan zarar gören ve davaya da katılma hakkı olan Gümrük İdaresi duruşmadan haberdar edilip, katılan sıfatı kazanmadan, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi;
2- Sanıklar hakkında 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinden kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasa hükümlerine göre ceza tayini;
3-Sanıkların her biri kendi nam ve hesaplarına atılı suçu işledikleri gözetilmeden eylem ferdi kaçakçılık olduğu halde toplu kaçakçılık olarak değerlendirilmesi suretiyle sanıklar hakkında tayin edilen cezadan 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesi gereğince arttırım yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, sanıklar … ile …’in ve şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğine yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.