YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12487
KARAR NO : 2020/7253
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli, 2017/356 esas ve 2017/463 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 18/03/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1- Sanık hakkında 05/10/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2014 tarihli, 2014/68566 soruşturma, 2014/25278 esas ve 2014/12600 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2- Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 87. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2015 tarihli ve 2014/566 esas, 2015/18 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca “10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına” karar verildiği, kararın 09/02/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
3- Sanığın denetim süresi içerisinde 11/09/2015 tarihinde işlediği; “kasten yaralama, hırsızlık ve cinsel taciz” suçları nedeniyle Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2016/5 esas, 2017/58 karar sayılı ilamı ile, sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren İstanbul 87. Asliye Ceza Mahkemesine bildirimde bulunulmasına karar verildiği, kararın 12/05/2017 tarihinde istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği,
4- İhbar üzerine kanun yararına bozma istemine konu İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2017/356 esas, 2017/463 karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 25/01/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul (Kapatılan) 87. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2015 tarihli ve 2014/566 esas, 2015/18 sayılı kararının itiraz edilmeden 09/02/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11/09/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçlardan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2017/356 esas, 2017/463 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmı ile “….bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir…” şeklinde değinildiği üzere, dosya kapsamına göre, İstanbul 87. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 09/02/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde hırsızlık, cinsel taciz ve kasten yaralama suçlarını işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmek suçu olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2017/356 esas, 2017/463 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi :
Yapılan incelemede;
İstanbul (Kapatılan) 87. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2015 tarihli ve 2014/566 esas, 2015/18 sayılı kararı ile sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7.maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde işlediği “kasten yaralama,hırsızlık ve cinsel taciz ” suçları nedeniyle mahkemesince cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye bildirimde bulunulmasına karar verildiği, bildirim üzerine kanun yararına bozma istemine konu karar ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde verildiği,hükmün açıklanması koşullarının da 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesine tâbi olmadığı anlaşıldığından; 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde yeniden “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlemesi halinde hükmün açıklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği “kasten yaralama,hırsızlık ve cinsel taciz ” suçları nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2017/356 esas, 2017/463 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
11/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.