Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/3297 E. 2020/15212 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3297
KARAR NO : 2020/15212
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 ve 5809 sayılı Kanunlara muhalefet
HÜKÜM : Sanığın 5809 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, beraatine; 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülüğüne, ertelemeye; müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince 5809 sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanık hakkında açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar gören kurum olan Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun davaya müdahale hakkı bulunduğu halde, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nun 234/1-b-l maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.