Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/4106 E. 2020/5893 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4106
KARAR NO : 2020/5893
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı, elbirliği mülkiyetine tabi … ada 4 parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından olup bulunduğu bölgede … tarafından yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında taşınmazın satışı konusunda davalı … …’e vekaletname verdiğini, davalı vekilin taşınmazı kardeşinin kızı olan davalı …’ye satış göstermek suretiyle gerçek değerinin altında ve muvazaalı olarak temlik ettiğini, davalı …’nin diğer hissedarların da payını alarak … ile ev karşılığında anlaştığını, yaşlı ve gözlerinin göremeyecek derecede rahatsız olmasından faydalanan davalının satış bedelini ödemediğini, aşamalardaki beyanında; 1995 tarihli vekaletnamenin çekişme konusu taşınmazın kiraya verilmesi amacıyla düzenlendiğini, daha sonra da … ile yapılacak kentsel dönüşüm projesi kapsamında hissedarı olduğu taşınmazdan hissesine düşecek konut metrekare birim fiyatı karşılığını almak için yeniden vekaletname verdiğini, ancak temlike dayanak vekalette satış yetkisi de olduğundan davalı vekilin bu yetkiyi kötüye kullandığını, davalı …’nin de iyi niyetli olmayıp davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek davalı … adına tescil edilen taşınmazın satışının iptaline olmadığı taktirde … ile yapılan sözleşme gereğince konut metrekare fiyatı üzerinden hesaplanan ve payına isabet eden bedelin ödenmesine karar verilmesini istemiş, duruşmadaki beyanında; taşınmazdaki yerini vermediğini geri istediğini belirtmiş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçısı tarafından davaya devam edilmiştir.
Davalı …, davacının kendi iradesiyle vekalet verdiği vekalete istinaden dava konusu işlemin yapılmış olup kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, resmi şekilde yapılan satış işleminin de geçerli olduğunu, dava dışı paydaşın şikayetçi olması üzerine hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, tapu müdürlüğü nezdinde yapılan incelemede müfettiş raporunda da yapılan satışta usule aykırı bir yön olmadığının tespit edildiğini, davacının satış bedelini aldığını, zira davacıya 10.000-Tl ödediğini, davalı …’nin yeğeni olduğunu, işlem yapılırken tapu müdürlüğü görevlilerince teyit için telefon görüşmesi yapıldığını ve davacının satışa onay verdiğini; aşamalardaki beyanında, dava konusu taşınmazda bir kısım hissedarların yerlerini hibe ettiklerini, bir kısım hissedarların da bedeli mukabilinde hisselerini devrettiklerini, davacının bu yeri bedeli mukabilinde devrettiğini, kendisine 1995 yılında 10.000 TL para ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davacının kendi iradesiyle diğer davalıya vekalet verdiğini, yapılan satış işleminin geçerli olduğunu, iyi niyetli olup davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini; aşamalardaki beyanında, bu yeri vekil amcası …’tan herhangi bir bedel ödemeden aldığını, bu yerin dededen kalma bir yer olup bir kısım mirasçıların dava konusu yerdeki miras hisselerini kendisine bedelsiz olarak devrettiklerini, davacının da bedelsiz olarak devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; çekişme konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olup davacı, davacı tanığı …, davalı … ve bunlardan hariç dava dışı hissedarlardan on kişinin hisselerini 15.12.2011 tarihli resmi satış senedi ile davalı … devrettikleri, mirasçılar arasında miras payının devrinin mümkün olduğu, davacının payının da vekaleten davalı …’ye satış işleminin geçerli olduğu ve iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle iptal tescil ve bedelin tahsiline ilişkin terditli isteklerin reddine ilişkin verilen karar, Dairece “…davacının çekişme konusu taşınmazdaki hissesinin davalı …’ye devrinde vekalet görevinin kötüye kullanıldığı… davalı …’nin, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilen ve bilmesi gereken durumunda olduğu açıktır. Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. “gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taşınmazın …’ye devredilmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddiyle 24.136,26 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.262,19-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 11/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.