YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7785
KARAR NO : 2013/7371
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.5.2013 Salı günü davacı … vekili Avukat … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı kardeşi … ’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapuda görünen satış işleminin gerçek bir işlem olduğundan muvazaadan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava BK 18. maddesine dayalı olarak açılmış iptal davasıdır.
Davalı … tarafından ağabeyine yapılan satışların gerçek bir satış olduğundan bahisle reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
İptali istenen tasarrufların davacı alacağının doğum tarihi olan 01/02/2010 tarihinden sonra yapıldığı tartışmasız olup 7 adet taşınmazın da borçlunun ağabeyine aynı gün içeri-
sinde devredildiği getirtilen akit tablosundan anlaşılmaktadır. Davalı … tarafından kredi çekilerek taşınmazların alındığı yolundaki iddia ise alacağın doğum tarihi, satışların yapıldığı tarih ve taşınmaz üzerindeki takyidatlar nazara alındığında hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir.
Davalılar arasında yapılan satışların, olayların gelişimi ile dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacağının tahsiline engel olmaya yönelik ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, muvazaanın varlığı kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.5.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.