YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26757
KARAR NO : 2012/29022
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumla imzaladıkları … Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi gereği bir takım branşlarda hizmet sunmayı taahhüt ettiklerini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 2008 yılında verilen sünnet işlemleri ile ilgili hasta hizmet faturalarından doğan alacaklarının davalı kurum tarafından ödenmediği gibi sözleşmenin 5.1 .1 maddesi ve 3.1.14 maddesi uyarınca haksız kesintiler yaptığını ileri sürerek yapılan kesintiler nedeniyle toplam 50.000 TL hizmet karşılığı tahakkuk eden alacaklarının dava tarihinden faizi ile tahsiline ayrıca davalı tarafından haksız talep edilen 536,16 TL den borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu sözleşmenin imza yeri … olduğundan … mahkemelerinin yetkili olduğu hususunda yetki itirazında bulunmuş, davanın esastan da reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında … Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin 21.10.2010 tarihinde feshedildiği ,aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığı ,sözleşme hükümlerinin uygulanması ile ilgili ihtilafların ya S.G.K ‘nun merkezi olan … da yada işlemlerin yapıldığı şube olan … S.G.K ‘nun bulunduğu merkezde açılması gerektiği gerekçeleri ile yetkisizlik kararı verilmiş ,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihi 15.06.2007 olup, sözleşme tarihi itibariyle henüz 6100 sayılı 2012/26757-29022
HMK yürürlüğe girmemiştir. Sözleşme HUMK hükümleri yürürlükteyken imzalandığına göre, yetki konusunun da bu çerçevede çözümlenmesi gerekmektedir. HUMK’un 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı Kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri de belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi karalaştırmış olmaları, genel ve özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, genel veya özel yetkili mahkemede de açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Somut olayda dava, davacı şirket ile davalı kurum arasında imzalanmış olan, … hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacının sahibi olduğu hastane Tuzla’da bulunduğundan, HUMK’nun 10. maddesi gereğince, sözleşmenin ifa edildiği yer Tuzla’dır. Dolayısıyla davacı şirkete ait hastanenin bulunduğu yer mahkemesi olan Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakma yetkisine sahiptir. O halde mahkemece davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilerek işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.