Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/10838 E. 2020/10221 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10838
KARAR NO : 2020/10221
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit,6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte cezaevinde bulunan katılan …’a kararın 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesine uygun olarak tebliğ edilmediği bu nedenle temyiz isteminin süresinde olduğu değerlendirilerek , dosya görüşüldü:
1-Temyiz edilebilirlik koşulları yönünden yapılan incelemde;
a-Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; …’ın suçtan zarar gören ve katılan sıfatı ile temyize hak ve yetkisi bulunmadığı,
b-Sanık … hakkında yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın ve müşteki …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2-Diğer suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-Sanık hakkında 11.04.2013 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasın ilişkin karara katılanın itirazı üzerine yapılan inceleme sonucunda yerel mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırıldığı ve mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış olmakla;
Mahkemece duruşma açılarak, sanık çağrılıp, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine uygun olarak açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu duruşma açılmadan karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
b-Sanığın aralarında çıkan tartışmada havaya ateş etmesi biçiminde gerçekleşen olayda, eylemin bir bütün halinde, silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, ancak TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, ayrıca TCK’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
c-Sanığın, katılanın kendisinin kızını kaçırdığını, kendilerine hakaret ve tehdit ettiğini savunması karşısında, TCK’nın 29.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafii ile katılan …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.