Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10044 E. 2013/6374 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10044
KARAR NO : 2013/6374
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait davalıya kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını, hasar bedeli için davalıya başvurması üzerine sigorta poliçesinin iptal edildiğinin bildirildiğini oysa bu konuda bir tebligat ve ücret iadesi yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 31.500,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … şirketi vekili kasko sigortalı araçta en son 07.06.2009 tarihinde olmak üzere üçüncü hasarın vuku bulması üzerine hasar çokluğu nedeniyle sigorta akdinin iptali yoluna gidildiğini sigortalıya iadeli taahhütlü mektupla poliçede gösterilen adresine tebligat gönderildiğini, mektubun sigortalının adresten taşınmış olması ve yeni adresin bildirilmemesi nedeniyle iade edildiğini, poliçenin iptal edildiğinin Tramer sisteminde yayımlanarak umuma duyurulduğunu bildirip, hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu hasarın dayanağı kazanın gerçekleştiği tarihten önce usulüne ve aralarındaki sözleşmeye uygun şekilde poliçe iptal edildiğinden, sigorta teminatının sona erdiği, davalının ödeme yapmamasının sözleşme ve yasaya uygun olduğu, davacının hasar ve zararın giderilmesi talep hakkının sona erdiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan alacak istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının “ Hasar ve tazminatın sonuçları” başlığını taşıyan B.4.4.2. maddesi uyarınca, kısmi hasarlarda taraflar sigorta sözleşmesini feshetmek hakkına sahiptir. Sigortacı ise, fesih hakkını, ancak tazminatı ödemeden kullanabilir. O halde, bu maddeye dayanılarak sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin geçerli bir şekilde feshedilebilmesi için öncelikle riziko gerçekleşmeli, daha sonra tazminat ödenmeden önce düzenlenecek bir zeyilname ile sözleşme fesh edilmelidir.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkiline ait aracın 27.07.2009 tarihli kazada hasarlandığını belirterek şimdilik 31.500,00 TL’nin davalı kasko sigortacısından tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline kaskolu, davacıya ait aracın, poliçe dönemi içinde bir çok kez hasarlandığını, en son 07.06.2009 tarihinde 3. hasarın meydana geldiğini bunun üzerine müvekkilince poliçenin Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.4.4.2 maddesi gereğince iptal edildiğini, sigortalının poliçedeki adresine tebliğe gönderildiğini ancak adresten taşınma sebebiyle tebligatın iade edildiğini, poliçenin iptali sebebiyle iş bu hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş, mahkemece bu konuda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadan poliçenin hasar tarihinden önce iptal edilmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, davacı aracının, davaya konu rizikodan önceki, davalı vekili cevap dilekçesine göre 07.06.2009 tarihinde meydana gelen riziko ile ilgili hasar dosyasının tamamının davalı … şirketinden getirtilmesi, daha sonra bu hasar nedeniyle sigortalının zararının hangi tarihte ödendiği, poliçenin hangi tarihte feshedildiği (zeyilname düzenlendiği) hususlarında inceleme ve değerlendirme yapılması, 07.06.2009 tarihinde oluşan riziko sebebiyle önce poliçe feshedilip daha sonra zararın sigortalıya ödendiğinin tespiti halinde, sözleşmenin feshi
geçerli olacağından işbu davanın reddine karar verilmesi, aksi halde önce sigortanın zararı karşılanıp sonra sözleşmenin feshi yoluna gidilmiş ise şekil şartına uyulmaması sebebiyle sözleşmenin feshi geçerli olmayıp, kasko sigorta sözleşmesi halen yürürlükte bulunduğundan tarafların delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazın kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.