Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/5038 E. 2012/5454 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5038
KARAR NO : 2012/5454
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine, Yakaemir ve Çavundur Köyleri Tüzel Kişilikleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şarkikaraağaç Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 09.05.2011 gün ve 336/227 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmalarında iki köy sınırları arasında kaldığı için tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümünün adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 30.04.2009 tarihli rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen 3600 m2 taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümü 1968 yılında yapılan tapulama çalışmalarında iki köy sınırları arasında kaldığından boşluk olarak tespit dışı bırakılmıştır. Bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için taşınmazın zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olması gerektiği gibi zilyedi yönünden zilyetlikle edinim koşullarının da sağlanmış olması gerekir. Dava konusu taşınmazın sınırında yer alan 865 nolu parseli davacı 27.02.2003 tarihinde tapudan satın almıştır. Davacı çap satın aldığından mülkiyet hakkı çap kaydı ile sınırlıdır. Kaldı ki, dava dilekçesinde, davacı, bayiinin dava hakkına dayanmayıp dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir kendisinin zilyetliğinde olduğunu açıklayarak tescil talebinde bulunmuştur.
TMK.nun 996. maddesinde, zilyetlik süresi kazanıma elverişli olmayan zilyedin, zilyetliği devredenin zilyetlik süresini kendi süresine ekleyebileceği hükme bağlanmakla birlikte davacı eklemeli zilyetliğe dayanmamıştır. Dava konusu taşınmazın davacıya 2003 yılında satışla devredildiği bildirildiğine göre, davanın açıldığı 15.08.2007 tarihi itibariyle davacının zilyetlik süresi kazanıma yeterli olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Zira davacı, tescilini istediği taşınmazın bitişiğinde bulunan 865 sayılı parseli tapuda yapılan satış ve devirle 27.02.2003 tarihinde satın aldığına göre, TMK.nun 719. maddesi uyarınca şahsi hakkı satın aldığı taşınmazın çapı ve miktarı ile geçerlidir. Bu nedenle davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliği en erken 865 parsel sayılı taşınmazı satın aldığı tarihte başladığının kabulü gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.