YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5017
KARAR NO : 2020/3546
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2017 tarih ve 2015/918 E- 2017/1275 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/06/2018 tarih ve 2018/202 E- 2018/486 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında konteynır taşımacılığına ilişkin cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının 123.000,00 USD’lik müvekkili alacağını ödememesi nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını ancak, haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üç konteyner hurda metalin taşımacılığını yaparak Hindistan’a götürdüğü, malın limana girmesinden önce taşıtan ile malın alıcısı arasında ortaya çıkan ihtilaf sebebiyle, taşıtanın talimatıyla malın gümrüklü alanda bekletildiği, davalının malın varış limanında bekletilmesinden doğan masrafları ödeme yükümlülüğü olduğu ancak, demuraj ve liman bekleme ücretlerinin donatana davacı tarafından ödendiği hususunun belirlenemediği, bu ücretlerin dava dışı donatan CMA CGM firması tarafından istenmesi gerektiği, ücretlerin davacıdan tahsil edildiğine dair kayıt olmadığı, davacı tarafça ibraz edilen belgelerin talep edilen miktarlarla uyumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu ücretlerin konteynerin sahibi (kiralayanı) olan donatan dava dışı CMA CGM LAVENDER firması tarafından talep edilebilecek ücretler olduğu, davacının donatana demuraj ve liman masraflarını ödediğine dair belgeleri ibraz edemediği, davacının ibraz ettiği belgelerin daha önce yapılan taşıma işine ilişkin kayıtlar olduğu, faturaların tutarlarının talep edilen miktarlara uyumlu olmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.09.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.