Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18644 E. 2020/15870 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18644
KARAR NO : 2020/15870
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 28.06.2010-11.02.2014 tarihleri arasında davalı nezdinde sevkiyat planlama müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence sebep gösterilmeksizin ve ihbar süresi tanınmaksızın feshedildiğini, mesai saatlerinin 08.00-18.00 olmasına rağmen işin koordine edilmesi sebebiyle zorunlu olarak 7 gün 24 saat mesai ile çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda da aynı şekilde çalışmaya devam etmiş olmasına rağmen hak kazandığı ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, yargılama aşamasındaki beyanlarında davacının davalı şirket çalışanı olmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ve fazla mesai süresinin hesaplanması noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davacı davalı işyerinde sevkiyat planlama müdürü çalışmış olup; dava dilekçesindeki beyanında, mesai saatlerinin 08.00-18.00 olmasına rağmen işin koordine edilmesi sebebiyle zorunlu olarak 7 gün 24 saat mesai ile çalıştığını ileri sürmüş ise de; mahkemece dinlenilen tanık beyanlarından davacı tarafından fazla çalışma yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile fazla çalışma ücreti alacağının reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında dinlenilen davacı tanık beyanlarına göre, 01.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı, ayda ortalama 10 gün, günde 2 saat daha çalıştığı, yasal ara dinlenme sürelerinin mahsubu ile haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı anlaşılmakla, fazla çalışma ücreti alacağının kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.