Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/14338 E. 2020/10990 K. 17.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14338
KARAR NO : 2020/10990
KARAR TARİHİ : 17.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında, sopayla mağdura vurduğuna dair ifadesi ile mağdur beyanları ve yaralanmanın niteliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yaralama eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sopayla gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, olayda TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulama yeri olduğu ve eylemin TCK’nin 66/1-d, 66/2, 66/3. 66/4. 67/4. maddelerine göre 10 yıllık asli ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi bulunması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu süre de gözetilerek, zamanaşımı sürelerinin inceleme tarihi itibariyle dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamenin görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeye diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince, TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2) Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında, sopayla mağdura vurduğuna dair ifadesi, bu ifadeyi doğrulayan mağdur beyanları ve yaralanmanın niteliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sopayla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suça sürüklenen çocuğun aksi ispat olunamayan savunmasına göre, mağdurun kendisine hakaret etmesi nedeniyle yargılama konusu suçu işlediğini kabul etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Kabule göre, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 31/3 maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay 10 gün hapis cezasından TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın “7 ay 23 gün” hapis cezası yerine “7 ay 13 gün” hapis cezası olarak tespiti suretiyle eksik ceza tayini,
5) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarih ve 2016/6-986 Esas-2018/554 sayılı kararında da belirtildiği üzere, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
6) Gerekçeli karar başlığında mağdurun gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.