Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/17020 E. 2020/10885 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17020
KARAR NO : 2020/10885
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müessir fiil
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur …’ün açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih, 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması gerektiği ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile hükümlünün eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Hükümlünün cezaevinde top meselesi nedeniyle tartışıp yumruklaştığı …i’ye bahçeden fırlattığı cam bardağın, demirlere çarpıp kırılmak suretiyle …un yanında bulunan, kavga olayı ile ilgisi bulunmayan mağdur …’ün sağ gözüne isabet ettiği ve mağdur Ahmet’in Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 08.08.1997 tarihli raporuna göre, sağ görmesini 2/10 derecesine düşüren travmatik perforasyon arızasının, uzuv tatiline (duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine) neden olduğu olayda; 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi gereğince, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve hükümlünün eylemine uyan “765 sayılı TCK’nin 52. maddesi delaletiyle 456/3, 457/1, 51/1, 55/3, 59, 81. maddeleri” ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan “5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e,
87/2-b, son, 21/2, 31/3 (5377 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yürürlükte bulunan), 62/1. maddeleri” kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, hükümlünün eyleminin 765 sayılı Kanun döneminde “hedefte sapma”, 5237 sayılı TCK döneminde “olası kast” olarak kabul edilmesi gerektiği, mağdur Ahmet’in hükümlüye yönelik haksız bir eylemi bulunmadığından 5237 sayılı TCK hükümleri uygulanırken haksız tahrik indirimi uygulanmaması ve TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiği, yine mağdurun yaralanmasının 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b maddesi kapsamında duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.