YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19693
KARAR NO : 2012/28982
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, …Mahallesi-61202 ada 1 parsel C Blok 16 no.lu bağımsız bölümüme su abonesi olmak istediğini, 2.094 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini, 204,00TL peşinat ödediğini,toplam 1.890 TL tutarında 3 adet bono verdiğini belirterek,davacıya kanal katılım ve şebeke bedeli nedeniyle borçlu olmadığımın tespitine,ödediği 204,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, verilmiş olan 3 adet bonoya ilişkin olarak borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne, davacının kanal katılım payı ve şebeke hissesi ödemeksizin aboneliğinin sağlanmasına, davacının kanal katılım payı ve şebeke hissesinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davalının temyizi üzerine Dairemizin 04.03.2011 tarihli kararı ile, hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak davalının katılım bedeli isteyebileceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulüne,kanal katılım ve şebeke hissesi bedeli olarak davacının davalıya 367,80 TL den sorumlu olduğunun, bunu aşan kısımdan sorumlu olmadığının tespitine,davacıdan peşin tahsil edilen 204,00 TL alacağın, yukarıda belirtilen borç kapsamında tahsil olunduğu ve fazladan tahsil kapsamına girmediği anlaşıldığından davacının bu bedelin iadesine ilişkin talebin reddine, bono iptali talebine ilişkin olarak da, 14/10/2009 vade tarihli 200958217 nolu 630,00 TL bedelli, 14/11/2009 vade tarihli 200958218 nolu 630,00 TL bedelli, bonoların iptaline, 14/12/2009 vade tarihli 200958219 nolu 630,00 TL bedelli bononun 466,20 TL’lik kısmının iptaline, geri kalan 163,80 TL lik kısmından davacının davalıya karşı sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı su abonesi olabilmek için 2.094 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini, bu bedelin haksız olduğunu belirterek bu bedelden sorumlu olmadığının tespiti,ödediği bedelin iadesi ve kendisinden alınan senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır.Mahkemece,davanın kabulüne dair kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.03.2011 tarihli kararı ile; “ hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak davalının katılım bedeli isteyebileceği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş,bozma üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi incelemesi yaptırılmış,inşaat mühendisi …’ın tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının 367,80 TL kanal katılım ve şebeke bedelinden sorumlu olduğu istendiği belirlenmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa aynı yerle ilgili olarak Dairemizin 2012/ 21964 esas sayılı dosyasında hukukçu bilirkişi Serpil Ejder tarafından davacının 1.873,57 TL ödemesi gerektiği belirlenmiştir. O halde mahkemece bilirkişi raporları arasındaki farklılığın neden kaynaklandığı, davacının ödemesi gereken miktarın tespiti hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüme, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.