YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5627
KARAR NO : 2020/9425
KARAR TARİHİ : 11.06.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet,
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanılıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekilerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet,
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Mahkemece sanığın, mudi …’in yerine attığı imzaların mudinin gerçek imzalarına benzeyip benzemediğinin tespiti açısından; …’in daha önce bankada imzaladığı bir adet dekont ve bir adet ibraname üzerindeki imzalar ile sanığın mudi yerine imzaladığı dekontlardaki imzalar kıyaslanarak imzaların birbirine benzemediği, dekontlardaki imzaların özensizce atıldığı kanaati ile eylemin basit zimmet kapsamında kaldığının değerlendirildiği görülmüş ise de;
İmza kıyaslamasının sanığın banka nezdinde bulunan imza kartonu üzerindeki imzalar ile yapılması gerektiği cihetle; mudinin bankada bulunan hesap kartonetleri dosyaya celp edildikten sonra, mudiye ait hesap kartonetlerinde bulunan imzalarla sanık tarafından imzalanan 14.05.2014 ve 03.06.2014 tarihli tediye fişlerindeki imzalar karşılaştırılıp aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması, denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, tüm işlemler basit zimmet kabul edilmek suretiyle eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Zimmet suçunun konusunu oluşturan para miktarındaki değer azlığı karşısında; 5411 sayılı Yasanın 160. maddesinin son fıkrasına göre, sanık hakkında tayin edilen cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.