YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7207
KARAR NO : 2020/15463
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait inşaat işyerinde 06/08/2009 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, fazla mesai, hafta tatili ve bayram tatil ücretlerinin ödenmemesi üzerine iş akdinin 4857 sayılı İş Kanununun 24. madde gereği davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret farkı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin üç gün üst üste mazeretsiz şekilde işe gelmemesi üzerine işverenlik tarafından haklı nedenle feshedildiğini, işçinin kullandığı yıllık izinlerin işyeri kayıtlarında belli olduğunu, bordrolarda belirtildiği üzere ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla mesai yaptığını, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai, hafta tatili ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil çalışmasının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla mesai olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamasında, davacının tanık anlatımlarına dayanarak talep edilen alacakların varlığını ispat etmek istemesi halinde, kendisi ile aynı dönemde çalışan tanık beyanları ile ispat külfetini gerçekleştirebileceği kabul edilmektedir. Yine, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin fazla mesai yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığı ancak karşılığı ücretlerinin ödenmediği iddiasıyla açtığı davada ispat külfeti altında olan davacının tanık deliline dayandığı görülmüştür. Dinlenen davacı tanıklarından … davalıya ait işyerinde 27/09/2009-25/02/2012 tarihleri arasında çalıştığını beyan ederken diğer davacı tanığı … 15/03/2013-2013/Ekim ayı arasında işyerinde çalıştığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalıştıkları dönemlere göre fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı dönemler için de hesaplama yapılması hatalıdır.
3-İmzalı ücret bordrolarında fazla mesai ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla mesai yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla mesai alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla mesainin ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla mesaiyi yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla mesai tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla mesailer her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla mesai hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla mesai ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyada mevcut imzasız ücret bordrolarında fazla mesai tahakkukları bulunduğu ve ödemelerin bankadan yapıldığı görülmüştür. Mahkemece, davacı tanık beyanlarına göre fazla mesai hesabı yapılarak ücret bordrolarında ödendiği anlaşılan fazla mesai tutarlarının hesaplama sırasında mahsup edilip ödenmeyen alacağın varlığı halinde alacağın hüküm altına alınması gerekirken, ödendiği gerekçesiyle fazla mesai hesabı yapmayan hatalı bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.