Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/2587 E. 2020/10367 K. 10.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2587
KARAR NO : 2020/10367
KARAR TARİHİ : 10.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında …’a karşı ve sanık … Kaya hakkında …’ye karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarları itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık … hakkında “Görevi Yaptırmamak için Direnme” ve Hakan’a karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden; dosya kapsamına göre sanığın bahse konu suçu, temyiz dışı sanık (vefat nedeniyle hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilen) … ile birlikte işlediği gözetilerek, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 265/3. maddesi gereği (1/3) oranında artırım yapılması gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden; hükmedilen netice adli para cezasına ilişkin olarak; sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adli para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde belirtildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.01.2018 tarihli, 2017/12-463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden;
Sanık hakkında kasten yaralama suçu yönünden; kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş olması, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden; bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık … hakkında katılan …’a karşı “Kasten Yaralama” suçuna yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4)Sanık … hakkında “Görevi Yaptırmamak için Direnme” suçuna yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)……Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/04/2014 tarih, 2013/1225 Soruşturma ve 2014/147 Esas No.lu iddianame ile sanık hakkında “Görevi Yaptırmamak için Direnme” suçu nedeniyle açılmış bir kamu davasının bulunmadığı anlaşılmakla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Deweer/Belçika, Seri A No: 35, 27.02.1980, P. 42 ve 46; Eckle/Almanya, Seri A No: 51, 15.07.1982 P. 73) kararlarında ve 5271 sayılı CMK’nin 225/1. maddesinde belirtildiği üzere “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde hakkında açılmış bir dava bulunmayan sanık hakkında, suça ilişkin yeni vasıflandırma bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerektiğinin de gözetilmemesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkı kısıtlanan sanık hakkında “Görevi Yaptırmamak için Direnme” suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Oluş, iddia, dosya kapsamı, sanık savunması ve müştekiler …ve …’ın her aşamada değişmeyen istikrarlı beyanları ile “Biz (…ve …) sivil ekipte idik, …’ı biz aldık, …’ın bize karşı bir direnmesi olmadı. Ancak … ve … olay esnasında resmi ekipte olan …, … ve … isimli arkadaşlarımıza direndiler. Karakola getirdiğimizde … ve … iddianamede belirtildiği şekilde bize yönelik tehdit içerikli cümleler sarfettiler.” şeklindeki anlatımları karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun sanıklar …ve…tarafından işlendiği, sanık …’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deil bulunmadığı nazara alınarak, sanığın atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Sanığın, sabit olduğu kabul edilen eylemini diğer sanık … ile birlikte işlediğinin kabul edildiği anlaşılmakla, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 265/3. maddesi gereği (1/3) oranında artırım yapılması gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini,
d) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasını ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.