Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/2861 E. 2020/3611 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2861
KARAR NO : 2020/3611
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.07.2017 tarih ve 2016/725 E- 2017/826 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 14.03.2019 tarih ve 2018/379 E- 2019/354 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirkette ortak olduğunu, 01.04.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak alındığını, yönetim kurulu üyelerinin şirket ve müvekkili ortaklar zararına eylem içerisinde olduklarını, alınan kararlara ilişkin muhalefet şerhleri mevcut olduğunu ileri sürerek 2015 yılı olağan genel kurulunda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların müşterilerin neredeyse tamamını ayartmak, kendi kurmuş oldukları Dora Sistem firmasına yönlendirerek davalı şirkete zarar verdiklerini, iddia ettiklerinin aksine kendilerinin ortak ve çalışanları olduğu şirketi ortadan kaldırmak amacıyla başka üçüncü kişilerle işbirliği içinde hareket ettiklerinin dosyalarla sabit olduğunu, alınan tüm kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; genel kurul toplantısında alınan ilk 4 karara davacıların muhalefet şerhi yazdırmadıklarından dava açma koşulunun gerçekleşmediği, 5. gündem maddesi açısından yönetim kurulu üyelerinin kendileri ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacağı, toplam 43.374 adet paydan yönetim kurulu üyelerinin oy miktarı çıkarıldığında 12.750 adet oyun geçerli olduğu, davacıların payı 8.500 adet olup, bu durumda ibra oylaması 4.250 kabul, 8500 red oyu ile sonuçlanmış olacağından geçerli bir ibra kararının bulunmadığı, bu sebeple yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararının iptali gerektiği, 6. gündem maddesine ilişkin olarak; şirket finansal yapısının mâkul ölçüde kâr payı ödemek için uygun olduğu belirlendiğinden kar payının dağıtılmaması yönündeki kararın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 01.04.2016 tarihli 2015 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 6 nolu kararların iptaline, fazla taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davalı şirket yönetim kurulu üyeleri olarak Qussama Najjar, Noura Saleh Al Türki,…, … ve …’ın 2015 yılında seçildiğini, Qussama Najjar, Noura Saleh Al Türki,…’nin davalı şirkette ortaklıkları bulunmadığını sadece davalı şirketin ortağı olan Nesmal Yatırım Holding AŞ’nin yönetim kurulu üyeleri olduklarını, bu durumda yöneticilerden sadece … ve …’in davalı şirketin ortağı olduğu ve bu ortakların da kendileri ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararında oy kullanmadıklarının anlaşıldığı, genel kurulda şirket ortağı Nesmal şirketini temsilen Ahmet Veysi Dağ toplantıya katıldığı, tüzel kişi ortak yönetim kurulu üyesi olmadığından ibra oylamasında Nesmal Yatırım Holding A.Ş.’nin oy kullanmasına engel bir hal bulunmadığı, bu durumda yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararının yeterli nisapla alındığı ve iptali gerekmediği, kâr payı dağıtılmamasına ilişkin 6. maddenin iptali edilmesinde alınan bilirkişi raporu ile isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 01.04.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (6) nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 28.09.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.