Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1930 E. 2012/28027 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1930
KARAR NO : 2012/28027
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat… ile davacı vekili Avukat ….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, devre tatil sözleşmesi gereğince, turtel sorgun tatil köyünde dönem sonuna kadar tatil hakkının varlığının tesbitine karar verilmesini istemiş, birleşen davalarla da, kullandırılmayan 2004 ve 2005 yılları için maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davada davacının 23/9/1995 tarihli sözleşme gereğince dava konusu … İli, ..lçesi, …Köyü,…Mevkii, 774 Parsel üzerindeki tatil köyü tesislerinin D:62 numaralı stüdyo daire ile D:66 ve D:68 numaralı suit dairelerin her yılın 35.haftasındaki kullanım hakkının 31/12/2025 yılına kadar davacıya ait olduğunun ve davalı şirketçe sözleşmeye uygun olarak gerekli hizmetlerin verilmesi gerektiğinin tesbitine, birleşen davada, 2004 yılı için 3021.TL’nin, 2005 yılı için fazla hakları saklı kalarak 1.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada 2012/1930-27027
istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda mahkemece asıl ve birleştirilen davalar yönünden HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 261,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 6.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.