YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5742
KARAR NO : 2020/5342
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı; .. İli, ..İlçesi, … Köyü 137 ada 4 parsel sayılı taşınmazın babasından kaldığını, davalının kuzey batısında yer alan duvarı, yapmak suretiyle taşınmaza müdahale ettiğini, bu nedenle elatmanın önlenmesini ve duvarın kaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davaya konu duvarın iki taşınmaz arasında ortak sınır olarak yapıldığını, herhangi bir müdahale ve haksız inşaatın söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 137 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kayden davacının murisine ait olduğu, davacının mirasçı olarak hakkı bulunduğu, davalının ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, yan yana bulunan taşınmazların arasına davalı tarafından davacıya ait 137 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 1.28 m2 ve B harfi ile gösterilen 1.00 m2’lik alana duvar örülmek suretiyle elatıldığı belirtilerek müdahalenin meni ve kal talebi yönünden kabul kararı verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve eki krokisi incelendiğinde; davacıya ait 137 ada 4 parsel ile davalıya ait 137 ada 3 parsel sınırına örülen 1,5 metre yüksekliğindeki istinat duvarının 137 ada 3 parsel maliki tarafından örüldüğü, krokide A=1.28 metrekare ve B=1.00 metrekare şeklinde gösterilen alanın 137 ada 3 parsel sınırlarında kaldığı tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, bilirkişi raporuna göre davacıya ait 137 ada 4 parsele herhangi bir elatmanın söz konusu olmaması karşısında, Mahkemece ret kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.