Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2019/69 E. 2020/6116 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/69
KARAR NO : 2020/6116
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacıların babası/eşi …’in, ehliyetsiz olarak kullandığı trafik sigortasız motorsiklet ile yaptığı tek taraflı kazada öldüğünü, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, zarar gören 3.kişi konumundaki davacıların zararından davalının sorumlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 1.000,00 TL. tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davada Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğunu da belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalının, ZMSS poliçesi olmayan araç için trafik sigortacısı yerine zararı ödemekle yükümlü olduğu, davalının ödeme yapması halinde, 5684 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereği zarardan sorumlu olanlara rücu hakkının bulunduğu, davacılar murisinin ehliyetsiz araç kullanmış ve tam kusurlu olarak kaza yapmış olması nedeniyle, davalının ödeme yapması halinde davacılara rücu hakkının bulunduğu, TBK’nun 135/1. maddesi gereği alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiğinden davacıların tazminat talep haklarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen hükmün, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 16.01.2017 tarih, 2014/15330 Esas ve 2017/96 Karar
sayılı ilamı ile; “davacıların iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatlarına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatlarına dayandığı; doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacağı için davalının zarardan sorumlu olduğu; davalının ödeme yapması halinde de davacılara rücu imkanının bulunmadığı gözetilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taraflarca takip edilmediği için işlemden kaldırılan ve yasal 3 aylık süre içinde yenilenmeyen davanın HMK’nun 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dosyada vekaleti bulunan ve davacılar tarafından azledildiğine dair azilname örneği dosyaya sunulmamış olan yetkili vekile bozmadan sonra tebligat yapıldığı, bu vekilin azledilmesine ve yeni vekil tayinine ilişkin belgelerin temyize konu edilen davanın açılmamış sayılması kararından sonra dosyaya sunulduğu dikkate alındığında, mahkeme karar tarihi itibariyle yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; zamanaşımı süresi içinde davacıların yeniden dava açabilecek olmasına göre; davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 26/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.