YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5171
KARAR NO : 2013/7631
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi olduğu aracın, 10.04.2003 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucu müvekkillerinden …’ın ağır derecede yaralanarak sakat kaldığını belirterek, davacı … için 500,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi, davacı … için 500,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, diğer davacılar …,… için de ayrı ayrı 5.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili tarafından 27.05.2009 tarihli ıslah dilekçesi verilerek, maddi tazminat istemi yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve sonuçta davacı …’nın daimi iş göremezlik zararı nedeniyle toplam 84.289,36 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece verilen 02.07.2009 günlü ilk kararda; “…davalı EGS Sigorta AŞ yönünden açılan davanın işlemden kaldırılmasına, davalı … yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 84.289,36 TL maddi ve toplam 14.000,00 TL manevi
tazminata …” karar verilmiştir. Bu kararın, davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 23.11.2010 günlü kararı ile yerel mahkeme kararı temyiz eden davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmiş, bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmış ve “…davanın kısmen kabulü ile davacı … için toplam 11.057,69 TL maddi ve 14.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 02.07.2009 tarihinde verilen ilk kararda; “…davalı EGS Sigorta A.Ş yönünden davanın işlemden kaldırılmasına, davalı … yönünden davanın reddine, aracın sürücüsü ve işleteni olan diğer davalılar … ve … yönünden ise davanın kısmen kabulüne…” karar verilmiştir. Bu ilk karar, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiş; karar, Yargıtay 4.Hukuk Dairesince; sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan ödemenin ödeme tarihinden hesaplama tarihine kadar yasal faiz oranı üzerinden güncelleştirilerek indirilmesi ve Bağ-kur tarafından davacıya bağlanan gelirin peşin sermaya değerinin indirilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmuş; yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmuştur.
Yerel mahkemenin, 02.07.2009 günlü ilk kararı, davalılardan EGS Sigorta A.Ş ve … tarafından temyiz edilmemiştir. Anılan karar, diğer davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesince de onlar yararına bozulmuştur. Bu nedenle haklarında verilen ilk kararı temyiz etmeyen davalılar EGS Sigorta A.Ş ve … hakkındaki ilk karar usulen kesinleşmiştir. Bu durum davacılar yararına usulü kazanılmış hak sonucunu doğurur. Şu durumda yerel
mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda “…davalılar EGS Sİgorta A.Ş ve … yönünden verilen ilk karar, kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına…” biçiminde karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalılar yönünden yeniden hüküm kurularak karar verilmesi ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre onlar yararına ilk karardakinden daha fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.