YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6740
KARAR NO : 2012/11074
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde gündüz vakti hükümlü …’in arkadaşları Saim Vural, Murat Güngör ve Urfan Sevinç ile beraber mağdurun evi önüne gelip, zile basarak evde kimsenin olmadığını tesbit ettikten sonra, hükümlü … ile arkadaşları Murat ve Urfan aşağıda beklerken, Saim Vural’ın 2. kattaki dairenin balkonuna şahsi çeviklikle çıkarak balkon kapı camını kırıp, kapı arkasında bulunan anahtarı kullanarak, içeri girip hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d (765 sayılı TCK’nın 493/2.) maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/1,119/1-c, 53 ve 151/1,53. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden şikayetinden vazgeçen mağdur ile sanığın CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma önerisini de kabul ettiği göz önüne alınarak sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
3-Uyarlama aşamasında yapılan yargılama giderinin hükümlüye yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin gözetilmesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.