YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16457
KARAR NO : 2020/13035
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Alanya Devlet Hastanesince tanzim olunan 09/06/2013 tarihli adli muayene raporunda, “Kafada oksipital bölgede 10-15 cm.’lik hematom, sol el 4. metakarpalde fraktür, sırtta lineer tarzda 5-6 adet muhtemelen sert bir cisimle vurma sonucu oluşmuş 3×15 cm.’lik ekimozlar ve sağ el bilekte ağrı, halen hayati tehlikesi mevcuttur.” şeklinde görüş belirtildiği; Alanya Devlet Hastanesinde görevli, Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 25/08/2015 tarihli raporda, “Mevcut kayıtlarına göre herhangi bir kas, tendon yaralanması ve kemik kırığı tariflenmeyen yaralanma, hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilir.” görüşüne yer verildiği, Alanya Devlet Hastanesinde görevli aynı Adli Tıp Uzmanı tarafından tanzim olunan 21.12.2015 tarihli raporda ise, “Sol el 4. metakarpta kırık, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derecededir, hayati tehlikeye neden olmaz.” açıklamasına yer verilmesi karşısında, mevcut raporların birbiri ile çelişkili oldukları ve hiçbirinin tek başına hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve hükme esas alındığı anlaşılan 21.12.2015 tarihli raporun, Adli Tıp Uzmanınca düzenlendiği nazara alınarak, müştekiye ait tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kuruluna gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen kriterlere göre rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile çelişkili raporlara istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, müşteki hakkında düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan Alanya Devlet Hastanesine ait 21/12/2015 tarihli adli muayene raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesi karşısında, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2019 tarihli, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 Karar sayılı kararı uyarınca sanığın cezasında makul bir oranda artırım yapılması gerekirken, (1/3) oranında artırım uygulamak suretiyle fazla ceza tayini,
3) Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına itibarla; müştekinin, otel müşterilerine yönelik rahatsız edici eylemlerde bulunması nedeniyle yargılama konusu suçu işlediğinin kabulü ile sanık lehine TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” gereği, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereği asgari oranda (¼) indirim yapılması gerekirken (½) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4) Sanık hakkında, TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddelerine göre belirlenen “1 yıl 12 ay” hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 29. maddesi gereği (½) oranında indirim uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı “1 yıl hapis cezası” iken, hesap hatası neticesinde “12 ay hapis cezası”na hükmedimesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.