Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/6835 E. 2013/17628 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6835
KARAR NO : 2013/17628
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanunun 25’inci maddesine göre, “…Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malul sayılır.” Hastanelerin sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 5510 sayılı Kanunun 95’inci maddesinde belirtilen prosedüre uyularak, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan, itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesi gereklidir. Ancak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adlî Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor arasında çelişki mevcut olması halinde Adli Tıp Genel Kurulu veya Tıp Fakültelerinin ilgili anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullarından rapor alınmalıdır.
Somut olayda; Mahkemece, davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de; 5510 sayılı Kanunun 95’inci maddesinde belirtilen prosedüre uyulmadığından Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporuna itiraz Adli Tıp Kurumundan alınarak raporla değerlendirilmeli, raporların çelişmesi halinde belirtilen usul çerçevesinde Adli Tıp Genel Kurulu veya Tıp Fakültelerinin ilgili anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullarından rapor alınarak çelişki giderilmeli ve davacının malul olduğunun tespiti halinde maluliyet başlangıç tarihi belirlenerek hüküm altına alınmalıdır.
Öte yandan; davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun 27’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca; 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalıların aynı Kanunun 25’inci maddesi uyarınca malul olduklarının tespiti ve sigortalılığa ilişkin diğer şartların varlığı halinde maluliyet aylığı; malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanmaktadır. Alınacak raporlar sonucunda davacının malul olduğu belirlenirse, tespit edilecek maluliyet başlangıcı, tahsis talep tarihinden önce ise tahsis talep tarihini, tahsis talep tarihinden sonra ise rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.