YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22619
KARAR NO : 2020/11331
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece ıslah ile arttırılan miktarlar yönünden dava konusu alacaklara faiz yürütülmemiş ise de konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine 24/05/2019 tarihli Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca “Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği” yönünde karar verilmiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı doğrultusunda dava konusu fazla mesai ücret alacağına dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi ile davacının ihtarnamesinde kıdem ve ihbar tazminatı toplamı için 50.000,00 TL talep edildiğinden ihbar tazminatının tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken sadece dava dilekçesinde talep edilen 50,00 TL için temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda faiz başlangıcı fesih tarihi olmalı iken dava ile istenen kıdem tazminatına fesih tarihi 07.01.2008 olmasına rağmen dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak faiz başlangıcı yönünden 08.02.2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle fesih tarihinin 02.08.2008 olduğu yazılarak faiz yürütülmesi ile ıslah edilen kıdem tazminatı tutarı yönünden de faize ilişkin bir hüküm kurulmaması hatalı olduğu gibi toplam ret edilen miktar 32.020,58 TL olup karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre davalı lehine 3.842,46 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece 4.120,00 TL olarak davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de yanlıştır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı sebepten; temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının;
“1- Kıdem tazminatına yönelik davanın kısmen kabulü ile, 1.329,86 TL net kıdem tazminatı alacağının 50,00 TL sinin 02/08/2008 fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte, bakiyesinin ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faiz yürütülmeksizin
İhbar tazminatına yönelik davanın kısmen kabulü ile, 799,41 TL Net ihbar tazminatı alacağının, 50,00 TL sinin 11/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiz oranının geçmemek kaydıyla yasal faizi ile birlikte, bakiyesinin ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faiz yürütülmeksizin
Fazla mesaiye yönelik davanın kısmen kabulü ile, 5.177,00TL net fazla mesai alacağından hakkaniyet gereği %30 oranında indirim yapılmak suretiyle hesaplanan 3.623,96TL alacaktan 700,00 TL sinin dava tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte, bakiyesinin ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faiz yürütülmeksizin
5-Davanın red edilen miktarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 4.120,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, “ şeklindeki bentlerinin çıkarılarak yerine;
“1- Kıdem tazminatına yönelik davanın kısmen kabulü ile, 1.329,86 TL net kıdem tazminatı alacağının 08/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,
İhbar tazminatına yönelik davanın kısmen kabulü ile, 799,41 TL Net ihbar tazminatı alacağının, temerrüt tarihi olan 11/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiz oranını geçmemek kaydıyla yasal faizi ile birlikte,
Fazla mesaiye yönelik davanın kısmen kabulü ile, 5.177,00TL net fazla mesai alacağından hakkaniyet gereği %30 oranında indirim yapılmak suretiyle hesaplanan 3.623,96TL alacaktan 700,00 TL sinin dava tarihinden bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 30.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,
5-Davanın red edilen miktarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.842,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine, 12.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.