YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5980
KARAR NO : 2020/4402
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
Mahkeme : ADIYAMAN 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2012/614 sırasında kayıtlı emanetler konusunda talep halinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kararda kanun yolu ve kararın tebliğinden itibaren sürenin işleyeceği belirtilmiş ise de, kararda temyiz süresi gösterilmediğinden hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından sanık …’ün müdafiinin kararı süresinde temyiz ettiğinin kabul edilmesinde zorunluluk bulunduğundan tebliğnamenin sanık … hakkında temyiz isteminin reddine ilişkin düşüncesi benimsenmemiştir.
Mahkemece iki eylemi de sabit kabul edildiği halde sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık … ve … … hakkında “15.04.2012” sanık … hakkında “12.03.2012, 15.04.2012”, sanık … hakkında “29.02.2012” yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “15.04.2012” şeklinde yazılması,
2)Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle bu maddenin uygulanması açısından sanıklarının durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık …, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1) Gerekçeli karar başlığının suç tarihi kısmındaki “15.04.2012” ibaresinin çıkarılarak yerine sanık … ve … … hakkında “15.04.2012” sanık … hakkında “12.03.2012, 15.04.2012”, sanık … hakkında “29.02.2012” yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “15.04.2012” ibaresinin yazılması,
2) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
3) Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin “C” bendinde “ … sanıklardan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce alınan şahit numunenin ” ibarelerinin eklenmesi,
Suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.