Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5928 E. 2020/6661 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5928
KARAR NO : 2020/6661
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili; müvekkillerinin ve davalının … İli, … İlçesi, … Mah. 1665 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın hissedarları olduğunu, ancak davalının bu taşınmaz üzerinde kaçak olarak ruhsatsız bir yapı inşaa ettiğini, bu bina nedeniyle müvekkillerinin arsa paylarını kullanamadıklarını belirterek müvekkillerinin tasarruf yetkisini sınırlayan müdahalenin men’i ile kaçak ve ruhsatsız olarak inşa edilen inşaatın kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacılar ile müvekkilinin dava konusu taşınmazda paylı mülkiyete sahip olduklarını, müvekkilinin 1993 yılında kendine ait özel parselinde dava konusu inşaatını tamamladığını, ancak 2007 imar uygulamasında davacının parseli ile müvekkilinin parselinin birleştiğini, … 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/240 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, kal talebine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; Mahkemece … 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/240 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğinden davanın reddine karar verilmiş ise de ortaklığın giderilmesi davanın açılması men’i müdahale davasının açılmasına engel teşkil etmez. Mahkemece tarafların sunduğu tüm deliler toplanarak keşif yapılmak sureti ile, davacının kullanabileceği bir alanın olup olmadığının belirlenmesi, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken, keşif yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.