Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9148 E. 2020/9820 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9148
KARAR NO : 2020/9820
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanık … hakkında erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61.maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22.maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine karar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2.maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7.maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12.maddenin 2.fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
II) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki hükme yönelik ve sanık …’nın temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61.maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22.maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2.maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7.maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12.maddenin 2.fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu dosyadaki suç tarihinin 28.02.2012 , iddianame düzenleme tarihinin ise 06.04.2012 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenen 2018/15411 Esas sayılı dosyasına konu 29.03.2012 tarihli 9480 adet cinsel içerikli ilaç yakalanan olay ve 16.02.2012 tarihli 960 adet çakmak yakalanan olayla ilgili iddianame düzenleme tarihlerinin ise 09.11.2012 ve 18.07.2012 olduğu,
Yine 2018/15411 Esas sayılı dosyasının birleşen dosyalarından biri olan 2012/488 Esas sayılı dosyaya konu eylemin suç tarihinin 22.11.2011, iddianame tarihinin ise 17.07.2012 olduğu yine adı geçen dosyanın birleşen dosyalarından biri olan 2013/150 Esas sayılı dosyaya konu eylemin suç tarihinin 29.03.2012, iddianame tarihinin ise 01.04.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/327 Esasında kayıtlı Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/110 Esas 2018/391 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24.01.2012, iddianame tarihinin 27.11.2012 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenen 2016/5589 Esas sırasında kayıtlı olan Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/39 Esas 2014/190 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 26.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin 05.02.2013 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenen 2018/12941 Esas sırasında kayıtlı olan Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/278 Esas 2014/796 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 23.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.06.2013 olduğu,
Daha önce Dairemizin 06.12.2017 tarih ve 2015/2825 Esas-2017/10260 Karar sayılı ilamı ile tevdii kararı verilen Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/389 E- 2014/412 K. sayılı dosyasındaki eylemlere ilişkin suç tarihlerinin 29.03.2012 ve 30.03.2012, iddianame düzenleme tarihlerinin ise 11.05.2012 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenen 2019/154 Esas sırasında kayıtlı olan Doğubeyazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/525 Esas, 2015/36 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 06.04.2012, iddianame düzenleme tarihinin 13.08.2012 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenen 2019/1242 Esas sırasında kayıtlı olan Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/361 Esas, 2016/581 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 28.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.04.2012 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenen 2018/11917 Esas sırasında kayıtlı olan Doğubeyazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/521 Esas, 2014/772 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 16.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.09.2012 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenen 2017/374 Esas sırasında kayıtlı Van 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/133 Esas 2014/779 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 08.03.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.02.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.