Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6438 E. 2020/3583 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6438
KARAR NO : 2020/3583
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/09/2019 tarihli, 2019/298 esas ve 2019/1140 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 06/01/2010 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli Burhan Çakıcı hakkında, 05/11/2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeni ile, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 tarihli, 2012/42135 soruşturma, 2013/11448 esas ve 2013/6364 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-2,53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2-Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/06/2014 tarihli ve 2013/777 esas, 2014/816 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinin 2. fıkrasının emredici hükmü gereği sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına, yükümlülük tayinine yer olmadığına, karar verildiği, kararın 23/12/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
3-Sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde, 30/04/2016 tarihinde işlediği “kumar oynanması için yer ve imkan sağlama” suçundan, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26/10/2018 tarihli, 2016/834 esas ve 2018/1152 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228/1, 62 ve 50/1-a. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın 03/01/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
4-İhbar üzerine, kanun yararına bozma istemine konu Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2019 tarihli ve 2019/298 esas, 2019/1140 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18/10/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/06/2014 tarihli ve 2013/777 esas, 2014/816 sayılı kararının 23/12/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 30/04/2016 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2019 tarihli ve 2019/298 esas, 2019/1140 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/06/2014 tarihli ve 2013/777 esas, 2014/816 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, sanık hakkında Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/06/2014 sayılı kararı öncesinde Küçükçekmece 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/03/2013 tarihli ve 2012/1044 esas, 2013/278 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığının anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasının olayda uygulanma imkânının bulunmadığı, ancak 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesine göre takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden, sanık hakkında uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve hükmün açıklanmasına ilişkin de aynı maddede yer alan düzenlemelerin geçerli olacağı, bu durumda sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde işlediği iddia olunan kasıtlı suçtan dolayı hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilebileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2019 tarihli ve 2019/298 esas, 2019/1140 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/06/2014 tarihli ve 2013/777 esas, 2014/816 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545
sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinin 2. fıkrasının emredici hükmü uyarınca sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına, karar verildiği, kararın 23/12/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde 30/04/2016 tarihinde işlediği “kumar oynanması için yer ve imkan sağlama” suçundan, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2018 tarihli, 2016/834 esas ve 2018/1152 sayılı kararı ile, cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verildiği, ihbar üzerine, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2019 tarihli ve 2019/298 esas, 2019/1140 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinde;
(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.” şeklindeki düzenleme karşısında;
Sanık hakkında işbu davaya konu suç nedeniyle daha önce tedavi ve denetimli serbestlik kararı uygulanmadığı, kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında belirtilen Küçükçekmece 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/03/2013 tarihli ve 2012/1044 esas, 2013/278 sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin, yargılamaya konu suça ilişkin değil, sanığın 01/09/2012 tarihli bir başka kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle uygulandığı, bu nedenle somut olayda 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasının uygulanmasının kanuna uygun olduğu, dolayısıyla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesi uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde verildiği, bu nedenle hükmün açıklanması koşullarının da 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesine tâbi olmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde yer alan,
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması…” hallerinde, hükmün açıklanmasına karar verilebileceği, dolayısıyla somut olayda, 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde yeniden “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlemesi halinde hükmün açıklanmasına karar verilebileceği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği “kumar oynanması için yer ve imkan sağlama” suçu nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden; Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/09/2019 tarihli ve 2019/298 esas, 2019/1140 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince değişik gerekçe ile kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
16/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.