Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3319 E. 2020/4427 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3319
KARAR NO : 2020/4427
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.04.2018 tarih ve 2018/48-2018/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı borçlular ile imzalanan genel tarımsal kredi sözleşmesine davalının kefil olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden hemen sonra vasi adayı tarafından davalı adına vesayet talebinde bulunulduğunu ve alınan raporla takibe itiraz edildiğini, davalının kefil olduğu tarihte hakkında herhangi bir kısıtlılık kararı olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kefil …’nun anlama yeteneğinin bulunmadığını, akli melekelerinin tam olmadığını, bunun hastane raporu ile sabit olduğunu, dava dışı şahısların bu durumdan yararlandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, …’nun imzaladığı kredi sözleşmesinin geçersiz, davalı vasisinin borca itirazının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/7210 esas ve 2017/2560 karar sayılı ve 29.03.2017 tarihli ilamında yer alan, “Uyuşmazlık ticari nitelikteki genel tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı sözleşmenin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğundan 6102 sayılı Yasa’nın 7. maddesi uyarınca borçlunun borcundan sorumlu olup uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. HSK’nın 26.03.2014 tarih 2014/141 sayılı kararı uyarınca mahkemece davanın Ankara Ticaret Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görev yönünden reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuş olup, bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararı sonrası dosyanın gönderildiği görevli mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalı … aleyhine borçlunun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla 24.12.2010 tarihinde imzaladığı kredi sözleşmesine istinaden icra takibi başlatıldığı, davalı …’nun 10.07.2014 tarihinde akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmasına karar verildiği, görevsiz mahkemece kısıtlı hakkında aldırılan Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 20.08.2015 tarihli sağlık kurulu raporuna göre borçlunun kredi sözleşmesinin imzalandığı 24.12.2010 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı, TMK’nın 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, fiil ehliyeti bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle davalı vasisinin borca itirazının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.